Block title
Block content

"Sonra, o teşrik-i mesâi ve taksim-i a’mâl düsturuyla olan san’atın semeresini taksim etmişler." Taksim-i a’mal ile mesailerin tanzimi arasındaki ilişkiyi izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Taksimü'l-a'mel" görev dağılımı, iş bölümü ya da branşlaşma anlamına geliyor. "Mesailerin tanzimi" ise, görev dağılımından sonra herkesin vazifesinin, makamının, ücretinin, çalışma şartlarının bir sistem haline konulmasıdır.

Kafirler dünyada işlerini ve ücretlerini taksim edip tanzim ettiği (sistemleştirdiği) için kendi aralarında ihtilafa sebep olacak noktaları bu tedbir ile halletmişler. Tabiri yerinde ise, ücret ve menfaatleri kendi aralarında pay etmişler, bu yüzden kimse payını kaybetmemek için genelde problem çıkarmıyor, rekabet edemiyor.

Ama Müslümanlar içinde böyle bir teşriki mesai ve tanzim işi yoktur. Bir Müslüman için ayrılmış bir ücret bir pay olmadığı için, hedef ve gayesi muallakta kalıp umuma bakıyor, yani potansiyel olarak her şey onun hedefinde gibi oluyor. Böyle olunca sair dindaşları ile karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz hale geliyor.

Şimdi bütün dünyada, mesailerin tanzimine, iş bölümüne ve ihtisasa çok önem verilmektedir. Kim, hangi işi yapacaksa, daha başlangıçta belirlenmekte ve o istikamette meleke sahibi olunmaya çalışılmaktadır. Bütün ömrünü aynı konu üzerinde harcayan ve himmetini belli bir noktaya yoğunlaştıran, bir kimsenin ilerleyip muvaffak olması gayet tabiidir. Maalesef bu mana Müslüman aleminde pek tesis edilememiştir.

Mesai yapacağınız insanlar, ne kadar işlerinin ehli olurlarsa olsunlar, güvenilir ve dürüst olmazlarsa işler yürümez. Bu nedenle fâsıklarla, fenalıktan sıkılmayanlarla, kötülükleri âşikâre bir surette işleyenlerle, işlediği kötülüklerle iftihar edenlerle, yaptığı zulümlerden lezzet alanlarla mesai birliği yapılmaz. Yapılırsa zarar görüleceği açıktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Mani | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2030 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...