Block title
Block content

On Beşinci Söz

İçerikler

  1. "Ey kozmoğrafyanın ruhsuz meseleleriyle zihni darlaşan ve aklı gözüne inen ve şu âyetin azametli sırrını o sıkışmış zihninde yerleştiremeyen mektepli efendi!" Mektepli efendi kinaye mi, zihnin darlaşması konusunu açar mısınız?

  2. "Zemin, küçüklüğü ve hakaretiyle beraber, zîhayat ve zîşuur mahlûklardan doldurulması... tasrih eder ki, şu muhteşem burçlar sahibi müzeyyen kasırlar hükmünde olan semâvât dahi zîşuur ve zevi’l-idrak mahlûklarla doludur." Yeryüzü ile semanın birbirine misal olması nasıl oluyor, izah eder misiniz?

  3. Birinci Basamağın başında mesele, hakikat ve hikmet açısından nazara verilmektedir. Bu hakikat ve hikmet bakışını biraz daha izah eder misiniz?

  4. Birinci Basamak'ta, semavatın sekeneleri olan meleklerin de, insanlar ve cinler gibi “seyir, mütalaa ve dellallık” yaptıkları ifade ediliyor. Bu benzetmenin ana maksadı ne olabilir?..

  5. Birinci Basamak'ta, semavatın sekenelerinin idrak sahibi olduğu ifade ediliyor. Zeminde olduğu gibi, semavatta da idrak sahibi olmayan mahlûkat yok mudur?

  6. Hakikat denen şey nedir ki, bu kadar kendisine taaşşuk ettirip hararetle arattırıyor kendisini? Cazibesindeki kuvvetin sırrı nedir?

  7. Meleklerin çokça yaratılmasının hikmeti hakkında Risale-i Nur'da bilgi var mı? Buna cevap varsa, izah eder misiniz?

  8. Semavatın sekenelerine şeriatta melaike ve ruhaniyat tesmiye edildiği ifade ediliyor. Bu sekeneler hakkında biraz bilgi verir misiniz?

  9. وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِّلشَّيَاطِينِ ۖ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّعِيرِ a. Bu ayetin izahını yapar mısınız? b. “Ey kozmoğrafyanın ruhsuz mes'eleleriyle zihni darlaşan ve aklı gözüne inen ve şu âyetin âzametli sırrını,.." ...

  10. "...ta sineklere kadar bir cins ervahın tayyareleridir. Onlar bunların içine emr-i Hakla girerler, alem-i cismaniyatı seyrederler..." diyor. Bu konuyu, ayet ve hadisler ışığında izah eder misiniz?

  11. "Bir kısım ecsâm-ı seyyâre, seyyârâttan tut, tâ katarâta kadar bir kısım melâikenin merâkibidirler. Onlar, bunlara izn-i İlâhî ile binerler, âlem-i şehâdeti seyredip, gezerler..." cümlelerini açıklar mısınız?

  12. "Elbette kesafetli topraktan ... kesretli olarak vardır..” Bu paragrafta kesafetli topraktan letafetli hayatın, küduretli sudan ise nuraniyyetli zevilidrakin yaratıldığı ifade ediliyor. Yaratılanlar ile nispet edilenlerin hikmetini anlatır mısınız?..

  13. "Evet, hüsün elbette bir aşık ister. Taam ise aç olana verilir. Halbuki, ins ve cin, şu nihayetsiz vazifeye, şu haşmetli nezarete ve şu vüs'atli ubudiyete karşı milyonda birisini ancak yapabilir." Buradaki "taam aç olana verilir" ifadesinin geçtiği cümleyle bağlantısı nedir?

  14. "Tuyurun Hudrun tesmiye edilen cennet kuşlarından tut ta sineklere kadar bir cins ervahın tayyareleridir. Onlar bunların içine emr-i hakla girerler..." Cennet kuşları dünyaya geliyorlar mı? Tesbihat kuşlara mı ruhlara mı ait?

  15. "Zemin ile gökler, bir hükûmetin iki memleketi gibi birbirine alâkadardırlar. Ortalarında ehemmiyetli irtibat ve mühim muameleler vardır..." cümlelerini izah eder misiniz?

  16. Birinci Basamak'ta “İns ve cin, şu nihayetsiz vazifeye, şu haşmetli nezarete ve şu vüs'atli ubûdiyyete karşı milyondan birisini ancak yapabilir.” buyruluyor. İnsanın küllî vazife ve ubudiyet açısından melekler ve ruhanilerle mukayesesini yapar mısınız?

  17. Kur'an-ı Kerim'de bazı ayetlerde arz ile sema beraber zikredilerek denk tutulmuştur. ... O halde; melaike ve ruhaniyetin semavatı mesken etmesi ve onların meskenlerinin köşklere ve saraylara benzetilerek daha süslü ve tezyinatlı olarak nazara verilmesi nasıl olur?

  18. Risale-i Nur'da geçen "zemin ile gökler"den kasıt nedir? Gök ile neresi, yer ile neresi kastedilmektedir?

  19. Ruhların, sineklerin ceflerine girerek alem-i şehadeti seyretmesi ile reenkarnasyon arasında bir ilişki var mıdır?

  20. Zemin ile gökler bir hükümetin iki memleketine benzetiliyor. Burada zemin ve göklerden maksat nedir?

  21. Zeminle gökler arasında irtibatla mühim muamelelerin olduğu söyleniyor ve semadan zemine gelenler sayılıyor. Zeminden semaya gidenler hususunda düşüncenizi alabilir miyiz?

  22. “Bir kısım ecsam-ı seyyare, seyyarattan tut tâ katarata kadar, bir kısım Melâikenin merakibidirler. Onlar bunlara izn-i İlahî ile binerler, âlem-i şehâdeti seyredip gezerler.” Bu cümleyi örnekleri ile açabilir misiniz?

  23. “Hem denilebilir ki, bir bir kısım ecsam-ı hayvâniyye, Hadîste "Tuyurun Hudrun" tesmiye edilen cennet kuşlarından tut,.. ... temâşa ederler.” a. Bu paragrafta “bir kısım ecsam-ı hayvaniye tabiri” ile niçin bütün hayvanlar değil de sadece belli hayvanlar nazara verilmiştir?..

  24. "Evet, zeminde ezdad içtima etmiş, eşrar ahyara karışmış, içlerinde münakaşat başlamış. O sebepten ihtilâfat ve ıztırabat düşmüş. Ve ondan imtihanat ve müsabakat teklif edilmiş. Ve ondan terakkiyat ve tedenniyat çıkmış." İzah eder misiniz?

  25. "Sekine-i arz için semaya çıkmaya bir yol vardır." cümlesinde: sekine-i arzdan maksat nedir?

  26. Cesetlerini çıkaran ervah-ı emvat kimlerdir? Ağırlıkla, ceset ve günah ilişkisi nasıldır?

  27. Enbiya ve evliyanın ervahlarının ağırlıklarını bırakması ne demektir. Bu açıdan, Resul-u Kibriyanın (a.s.m) cesedi ile Miraç yolculuğu yapmasını nasıl anlamalıyız?

  28. İkinci Basamak'ta; nazara verilen mevzuu ile, melaike ve ruhaniyetin izah ve ispatı arasında nasıl bir münasebet kurabiliriz?

  29. Melaike ve ervahın zemine geldiği ifade ediliyor. Bunlar kimlerdir, gelme keyfiyetlerini nasıl anlamalıyız?

  30. Semavat için, "Müzahame ve münakaşayı icap edecek bir sebep yoktur..." deniyor. Diğer yandan: "...ta semâ âfâkında melâike ve şeytanların mübarezesine kadar,.." deniyor. Burada bir tezat yok mudur?

  31. Üçüncü Basamağın ilk paragrafına göre, yer küresinde bulunan meleklerin, semavatta görev yapmaları onlar için bir sıkıntı ve meşakkat sebebi olabilir mi?

  32. “Elbette cesed-i misâlî giyen ve ervah gibi hafif ve lâtif bir kısım sekene-i arz ve hava, semâya gidebilirler.” Burada sekene-i arz ile, havanın mukayesesinin yapılma sebebi nedir? Cesed-i misali nedir, nasıl giyilir, izah eder misiniz?

  33. "... hem bir ölçek ile bir şey ölçerek başka yere nakleden ve onun elinden geçmiş ve ona girmiş çıkmış bir mahsulatla, zahiren binler defa ölçekten büyük ve dağ gibi bir cisimle o ölçek muvazeneye çıkabilir." cümlesini açıklar mısınız?

  34. "Malûmdur ki, bir şeyin semeresi en uzak, en cem'iyetli, en nazik, en ehemmiyetli cüz'üdür." cümlesini izah eder misiniz?

  35. Risale-i Nur'da geçen dünya kelimesi hangi anlamlara gelmektedir?

  36. Üçüncü basamakta geçen "Cennetine mezra" ne demektir?

  37. Üçüncü basamakta geçen "hadsiz kâinata ve mahlukat âlemlerine ölçek" ne demektir?

  38. Üçüncü basamakta geçen "hikmetine medâr" ne demektir?

  39. Üçüncü basamakta geçen "kudretine mazhar" ne demektir?

  40. Üçüncü basamakta geçen "mâzi denizlerine ve gayb âlemine akacak bir çeşme" ne demektir?

  41. Üçüncü basamakta geçen "rahmetine mezher" ne demektir?

  42. Üçüncü basamakta geçen “besatîn-i dâimenin tohumcuklarına sür'atle sünbüllenen dar ve muvakkat mezraası ve terbiyegâhı” ne demektir?

  43. Üçüncü basamakta geçen “bütün kâinatın kalbi, merkezi,“ ne demektir?

  44. Üçüncü basamakta geçen “bütün mu'cizât-ı san'atın meşheri, sergisi” ne demektir?

  45. Üçüncü basamakta geçen “bütün tecelliyat-ı esmâsının mazharı, nokta-i mihrakıyesi” ne demektir?

  46. Üçüncü basamakta geçen “hadsiz Hallâkıyet-i İlâhiyenin, hususan nebâtat ve hayvanâtın kesretli enva'-i sağîresinde, cevâdâne îcadın medâr ve çarşısı,” ne demektir?

  47. Üçüncü basamakta geçen “menâzır-ı sermediyenin sür'atle değişen taklidgâhı” ne demektir?

  48. Üçüncü basamakta geçen “mensucât-ı ebedîyenin sür'atle işleyen tezgâhı” ne demektir?

  49. Üçüncü basamakta geçen “nihayetsiz faaliyet-i Rabbâniyenin mahşeri ve ma'kesi” ne demektir?

  50. Üçüncü basamakta geçen “pek geniş âhiret âlemlerindeki masnuatın küçük mikyasta nümûnegâhı, “ ne demektir?

Yükleniyor...