On Yedinci Söz

İçerikler


  1. "Bu söz, iki âlî makam ve bir parlak zeylden ibarettir." buradaki "iki âli makam" ile "bir parlak zeyl"den maksat nedir?

  2. Âlem-i ervah ve ruhaniyat ne mânaya gelmektedir? "Küçük büyük, ulvî süflî her bir ruh"tan maksat nedir? "Ruhaniyat, melaike ve sekene-i semavat" tabirlerini nasıl anlamalıyız?

  3. "Ayrı ayrı hesapsız mehasin ve in'amattan istifade etmeğe muvafık..." Neden sadece nimet denmemiş, mehasin de eklemiş? Havas ile mücehhez bir ceset giydirmekle alâkalı birkaç misâl verebilir misiniz?

  4. "Hem zaman ve mekân cihetiyle pek geniş olan o bayramı; asırlara, senelere, mevsimlere hattâ günlere, kıt'alara taksim ederek..." İzah eder misiniz?

  5. "Ruhlu mahlûkatına ve nebatî masnuatına birer resm-i geçit tarzında bir ulvî bayram yapmıştır..." Resm-i geçit tarzında ulvî bir bayram ifadesini açar mısınız?

  6. "Yaz zamanında masnuat-ı sagîrenin taifelerine öyle şa’şaalı ve birbiri arkasında bayramlardır ki,..” Masnuat-ı sağirenin taifelerine bu bayramın daha şa’şaalı olduğu ifade ediliyor. Burada küçük masnuatın öne çıkarılmasının hikmeti nedir?

  7. "Tabakat-ı âliyede olan ruhâniyyatı ve melâikeleri ve sekene-i semâvatı seyre celbedecek bir cazibedârlık görünüyor ve ehl-i tefekkür için öyle şirin bir mütalaagâh oluyor..." izahı, temaşanın tarifinin yapılamaması neden?

  8. Ziyafet-i İlâhîye ve bayram-ı Rabbaniye için Rahmân ve Muhyi isimlerinin nazara verilmesinin hikmeti ne olabilir?

  9. “Kahhar” ve “Mümit”isimlerinin tecelliyatı olarak firak ve mevt kelimeleri zikrediliyor, bunu nasıl anlamalıyız?

  10. "Şu ise: وَسِعَتْ رَحْمَتِى كُلَّ شَيْءٍ rahmetinin vüs'at-i şümûlüne zâhiren muvafık düşmüyor." رَحْمَتِى كُلَّ شَيْءٍ وَسِعَتْ bu ifade nedir? Bazı kitaplarda رَحْمَتِى kelimesi cümlenin başında zikredilmektedir. Cümlenin kaynağı nedir?

  11. "Sâni'-i Kerîm, Fâtır-ı Rahîm, herbir taifenin resm-i geçit nöbeti bittikten,.." Her bir taifenin resmigeçit nöbetinin bitmesi ne demektir? Niçin her bir fert değil de, taife zikredilmiştir?

  12. "Ve o resm-i geçitten maksud olan neticeler alındıktan sonra,.." Resm-i geçit nöbetlerinden maksut olan neticeler nelerdir?

  13. "Ekseriyet itibarıyla, dünyadan merhametkârâne bir tarzla tenfir edip usandırıyor." Merhametkarane tenfir edip usandırma meselesini açabilir misiniz? Bir de ekseriyet kelimesinin kullanım sebebi nedir?

  14. "Vazife-i hayattan terhis edildikleri zaman, vatan-ı aslîlerine bir meyelân-ı şevk-engiz, ruhlarında uyandırıyor." İnsanlarda bu konuda bir şevk ve istirahata bir meyil görülmüyor. Nasıl anlamalıyız?

  15. "Hem o Rahman'ın nihâyetsiz rahmetinden uzak değil ki, nasıl vazife uğrunda,.." Burada “Rahmân” isminin öne çıkarılmasının hikmeti nedir?

  16. "Nasıl vazife uğrunda, mücahede işinde telef olan bir nefere şehadet rütbesini veriyor..." Başka bir risalede şehitlerin velâyet makamı ile taltif edilecekleri beyan ediliyor. Bir şehidin bütün günahları affediliyor mu?

  17. "Nasıl vazife uğrunda, mücahede işinde telef olan bir nefere şehadet rütbesini veriyor,.." Bu ifadeye göre şehitlik sadece askerlerle alâkalı bir makam mıdır?

  18. "Kurban olarak kesilen bir koyuna ahirette cismanî bir vücud-u bâki vermek" ne demektir? Koyun cinsinin zikrinin bir hikmeti var mıdır?

  19. "Kurban olarak kesilen bir koyuna, âhirette cismânî bir vücud-u bâki vererek Sırat üstünde, sahibine burak gibi bir bineklik mertebesini vermekle mükâfatlandırıyor." Kurbanların; sırat üstünde sahibine bineklik yapmasını nasıl anlamalıyız?

  20. "Ücret-i mâneviyye, o tükenmez hazine-i rahmetinde baîd değil ki bulunmasın." Diğer ziruh ve hayvanatın da istidatlarına göre manevî ücretlerinin olacağı ifade edilmektedir. Bunu nasıl anlamalıyız?

  21. Helal olduğu için kesip yediğimiz hayvanlara çektirdiğimiz bu ıztırab İlâhî hikmet ve rahmetle nasıl bağdaştırılabilir? Kurban ibadetini yapan Müslümanlara, bazı kesimlerin karşı çıkmalarını nasıl izah edersiniz?

  22. "Dünyadan gitmelerinden pek çok incinmesinler, belki memnun olsunlar. لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللَّهُ " buradaki “La ya'lemü’l-ğaybe İllallah” ifadesini açıklar mısınız?

  23. İnsanın "Zîruhların en eşrefi” olmasını açıklar mısınız?

  24. "Şu bayramlarda kemmiyet ve keyfiyet cihetiyle en ziyade istifade eden insan,.." İnsan; şu bayramlarda kemiyeten ve keyfiyeten en ziyade, nasıl istifade eder?

  25. Bir yandan insanın dünyaya çok meftun ve müptela olduğu nazara veriliyor, öbür taraftan da eser-i rahmet olarak dünyadan nefret ettirerek âlem-i bekaya geçmek için bir iştiyak verildiği anlatılıyor. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

  26. "Kendi insâniyeti dalâlette boğulmayan insan, o hâletten istifade eder. Rahat-ı kalb ile gider." İnsaniyetin dalalette boğulmaması ne demektir?

  27. "İhtiyarlık mevsimiyle; dünyevî, güzel ve cazibedâr şeyler üstünde fena ve zevalin damgasını ve acı mânasını göstererek o insanı dünyadan ürkütüp, o fâniye bedel, bir bâki matlubu arattırıyor..." Gençler fena ve zevalin mahiyetini idrak edemezler mi?

  28. "İnsanın alâka peyda ettiği bütün ahbablardan yüzde doksan dokuzu, dünyadan gidip diğer bir âleme yerleştikleri için, o ciddî muhabbet sâikasıyla o ahbabın gittiği yere bir iştiyak ihsan edip, mevt ve eceli mesrurane karşılattırıyor." İzah eder misiniz?

  29. "İnsandaki nihâyetsiz zaiflik ve âcizliği, bazı şeylerle ihsas ettirip, hayat yükü ve yaşamak tekâlifi ne kadar ağır olduğunu anlattırıp,.." Zaifliğin ve âcizliğin bazı şeylerle ihsas ettirilmesini biraz açar mısınız?

  30. "Mevt, idam değil; tebdil-i mekândır. Kabir ise, zulümatlı bir kuyu ağzı değil; nuraniyetli âlemlerin kapısıdır." Açıklar mısınız?

  31. "Dünya ise, bütün şa’şaasıyla âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir." Müşahhas bir misâlle izah eder misiniz?

  32. "Meydan-ı tayeran-ı ervaha geçmek ve mahlukatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp Huzur-u Rahman'a gitmek" kısmını açıklar mısınız?

  33. "Kur’ânı dinleyen insana, Kur’ândaki ilm-i hakikatı ve nur-u hakikatle dünyanın mahiyetini bildirmekliği..." Kur’ân'daki ilm-i hakikatten maksat nedir?

  34. "Dünya, bir kitab-ı Samedânîdir. Huruf ve kelimâtı nefislerine değil, belki başkasının zât ve sıfât ve esmâsına delâlet ediyorlar. Öyle ise mânasını bil al, nukuşunu bırak git..." Misâllerle açabilir misiniz?

  35. "Hem bir mezraadır, ek ve mahsulünü al, muhafaza et; müzahrafatını at, ehemmiyet verme..." Dünyanın mezraa olması ne demektir? Ayrıca muzahrefatı atmak ne mânaya gelir?

  36. "Daim gelen geçen âyineler mecmuası" tabirine misâller verebilir misiniz? "Onlarda tecelli edeni bil, envarını gör ve onlarda tezahür eden esmânın tecelliyatını anla ve müsemmâlarını sev…” ifadelerini açıklar mısınız?

  37. "Hem seyyar bir ticaretgâhtır. Öyle ise alış-verişini yap, gel ve senden kaçan ve sana iltifat etmeyen kafilelerin arkalarından beyhude koşma, yorulma." Dünyanın, seyyar bir ticaretgâh olması nasıl oluyor?

  38. "Nazar-ı ibretle bak ve zâhirî çirkin yüzüne değil..." Her şeyin zâhiri çirkin midir? Cemil-i Bâki’ye bakan yüzler hep gizli ve güzel midir? Ayrıca; bizlerden kaçan ve iltifat etmeyen kafilelerle alâkalı misâller verebilir misiniz?

  39. "Hoş ve faideli bir tenezzüh yap, dön ve o güzel manzaraları irae eden ve güzelleri gösteren perdelerin kapanmasıyla akılsız çocuk gibi ağlama,.." Hoş ve faydalı bir tenezzüh yaparak, geriye nasıl dönülür?

  40. "Mihmandar-ı Kerim'in izni dairesinde ye, iç, şükret. Kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma, çık git..." izah eder misiniz?

  41. "Kur’ân şu beş veche işaret ettiği gibi, başka hususî vecihlere dahi âyât-ı Kur’âniye işaret ediyor. Veyl o kimseye ki, şu beş vecihten bir hissesi olmaya..." Bu beş vecihten birinden hisse alan insan kurtulabilir mi?

Yükleniyor...