Block title
Block content

Sünuhat

İçerikler

  1. "Cumhûru, burhandan ziyade, me’hazdeki kudsiyet imtisale sevk eder. Müçtehidînin kitapları vesile gibi, cam gibi Kur’ân’ı göstermeli; yoksa vekil, gölge olmamalı." izah eder misiniz?

  2. "Mantıkça mukarrerdir ki, zihin, melzumdan tebeî olarak lâzıma intikal eder ve lâzımın lâzımına tabiî olarak etmez. Etse de, ikinci bir teveccüh ve kasıtla eder. Bu ise gayr-ı tabiîdir." Cümlesini nasıl anlamalıyız?

  3. Kur'an'ın Hakimiyet-i Mutlakasını Nasıl Anlamalıyız?

  4. "Eğer zaruriyat-ı diniyede doğrudan doğruya Kur'ân gösterilseydi, zihin tabiî olarak müşevvik-i imtisal ve mûkız-ı vicdan ve lâzım-ı zâtî olan kudsiyete intikal ederdi. Ve bu suretle kalbe meleke-i hassasiyet gelerek, imanın ihtaratına karşı asamm." İzah?

  5. "İbni Hacer'in ne dediğini anlamak maksadıyla değil. Bu ikinci tarik de zamana muhtaçtır." Zamana olan ihtiyaç ile birlikte açar mısınız?

  6. "Vicdan lâkaytlığa alışır, cumudet peyda eder." ifadesinin geçtiği yeri yorumlar mısınız?

  7. "Dört mezhep de haktır. Füruatta hak taaddüd eder; diyenlere ilm-i usul ıstılahınca Musavvibe denir." Cümlesini nasıl anlamalıyız, bu konuda bilgi verir misiniz?

  8. "Yahut cumhurun nazarını, ehl-i tarikatın yaptığı gibi, o hicabın fevkine çıkararak, üstünde Kur’ân’ı gösterip, Kur’ân’ın hâlis malını yalnız ondan istemek ve bilvasıta olan ahkâmı vasıtadan aramaktır..." Devamıyla açıklar mısınız?

  9. "Hâlbuki cumhur-u avam, mezhepte imtizaç etmiş olan zaruriyatı, nazariyat-ı içtihadiyeden vâzıhan temyiz etmediğinden, sehven veya vehmen Tahtieyi filcümle teşmil edebilir. Bu ise, hatar-ı azîmdir." Burayı izah eder misiniz?

  10. "Saltanatı sadaret, hilafeti meşihat temsil eder." cümlesini izah eder misiniz, şimdilerde bu vazife deruhte ediliyor mu?

  11. "Hâkim, ruh-u cemaatten çıkmış az mütehassis, sağırca, metin bir şahs-ı manevîdir ki, şûralar o ruhu temsil eder." Buradaki sağırca ifadesi ile ne kastedilmektedir?

  12. "Meşihat-ı İslâmiye, yalnız İstanbul ve Osmanlılara mahsus değildir. Umum İslâma şâmil bir müessese-i celiledir. Bu sönük vaziyetle, değil koca âlem-i İslâmın, belki yalnız İstanbul'un irşadına da kâfi gelmiyor..." diyanetin hükmü neden tesirsiz kalıyor?

  13. "Sadaret üç mühim şûraya bizzât istinad ediyor, yine kifayet etmiyor." Buradaki "üç mühim şura" nedir, izah eder misiniz?

  14. "Sadaret üç mühim şûrâya bizzat istinat ediyor, yine kifayet etmiyor. Hâlbuki böyle inceleşmiş ve çoğalmış münasebat içinde, içtihadattaki müthiş fevzâ, efkâr-ı İslâmiyedeki teşettüt..." Açıklar mısınız?

  15. "Sadaret, meşihat, iki cenahdır. Şu devlet-i İslâmiyenin bu iki cenahı mütesâvi olmazsa, ileri gidilmez. Gidilse de böyle bir medeniyet-i faside için mukaddesatından insilâh eder." İzah eder misiniz?

  16. "Şimdiki zaaf-ı diyanet ve şeair-i İslâmiyetteki lâkaytlık ve içtihadattaki fevzâ, meşihatın zaafından ve sönük olmasından meydan almıştır." Bu ifadeye göre insanımızın lakaydlığı, gayri müslimler gibi yaşamasının sebebi diyanetin liyakatsizliği midir?

  17. "Bir şey mâ-vudia-lehinde istihdam edilmezse, atalete uğrar, matlub eseri göstermez. Binaenaleyh mühim bir maksad için tesis edilen Dâr-ül Hikmet-il İslâmiyeyi, şimdiki âdi bir komisyon derecesinden çıkarıp,.." İzah eder misiniz?

  18. "Vehham olmamalıyız. Korkmakla din rüşvet verilmez. Dinin zaafiyeti bahanesine olan müzahraf medeniyete lânet! Havf ve zaaf tesirat-ı hariciyeyi teşcî eder. Muhakkak maslahat, mevhum mazarrata feda edilmez." izah eder misiniz?

  19. "Gittim, gördüm ki; münevver, emsalini dünyada görmediğim, selef-i salihînden ve asarın mebuslarından her asrın mebusları içinde bulunur bir meclis gördüm." Bu mecliste Peygamberimiz(asm) var mıydı?

  20. "Harikalar asrındayız. İki-üç sene mevtten sonra meydanda dirilenler var." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  21. "Manen rüya olan yakazada bulamadım. Hakikaten yakaza olan rüya-yı sadıkada bir ziya gördüm." Bu ifadeyi nasıl anlayabiliriz?

  22. "Mukadderat-ı İslâm için teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor... Ey felâket, helâket asrının adamı, senin de reyin var. Fikrini beyan et." Ruhani mecliste kimler vardı, Üstada neden böyle hitap etmişler?

  23. "Musibet şerr-i mahz olmadığı için, bazen saadette felaket olduğu gibi, felaketten dahi saadet çıkar." Bu cümleye örnek verebilir misiniz?

  24. 1335 senesini araştırdığımda Bursa'nın fethi olduğunu buldum. Lütfen bu tarihte hangi hadisenin üzüntüye sebep olduğunu açıklar mısınız?

  25. Bediüzzaman Hazretleri, bu zamanı "helaket ve felaket asrı" olarak nitelendirmiş. Buradan; günümüz insanlarının çoğu cehennemlik, çıkarımını yapmak yanlış mı olur? Helaketten anlaşılan da zaten bu değil mi?

  26. "...sefih, mütemerrid, gaddar, mânen vahşî bir medeniyetin himayesini Asya’da deruhte edecektik.” Galip gelinseydi, kesinlikle habis medeniyet bize bulaşacak mıydı? Osmanlı kendi olarak kalamaz mıydı?

  27. "Düşmanımız elindeki cereyan-ı müstebidaneye, belki daha şedîdâne kapılacak idik..." Buradaki "müstebit cereyanlar" neler olabilir?

  28. "Medenîlerden çoğu, eğer içi dışına çevrilse, kurt, ayı, yılan, maymun postu görülecek gibi hayale gelir,.." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  29. "Nokta-i istinadı kuvvettir. O ise, şe’ni tecavüzdür. Hedef-i kastı menfaattır. O ise, şe’ni tezahumdur. Hayatta düsturu, cidaldir. O ise, şe’ni tenazudur. Kitleler mabeynindeki rabıtası, âhari yutmakla beslenen unsuriyet ve menfî milliyettir..." izahı?

  30. Beşer esir olmak istemediği gibi, ecîr olmak da istemez. Galip olsaydık, hasmımız ve düşmanımız elindeki cereyan-ı müstebidaneye, belki daha şedîdâne kapılacak idik. Bu iki cümle arasındaki ilgi nedir?

  31. "Bir asıldan tev’em olarak neşet eden eski Roma ve Yunan iki dehâları, su ve yağ gibi mürur-u a’sâr ve medeniyet ve Hıristiyanlığın temzicine çalıştığı halde, yine istiklâllerini muhafaza, âdetâ tenasuhla o iki ruh..." izah? Buradaki "iki deha" kimlerdir?

  32. "Cemaate, nev'e verdiği servet, haşmete bedel, ferdi, şahsı fakir ahlâksız etmiştir. Kurun-u ûlânın mecmu vahşetini, bu medeniyet bir defada kustu!" ifadelerini izah eder misiniz?

  33. "Dedim: Şeriat-ı Ahmediyenin (a.s.m.) tazammun ettiği ve emrettiği medeniyet ise ki, medeniyet-i hazıranın inkişâından inkişaf edecektir." Peki çöküş olmadan inkişaf olamaz mı? Kaderi planda bunun hikmeti nedir acaba?

  34. "Kurun-u ûlânın mecmu vahşetini, bu medeniyet bir defada kustu!" Buradaki "kusma" metaforunu açar mısınız biraz? Bozuk yiyecekten, mikroplu enfeksiyondan, aşırı bulantıdan kusar insan; dünyanın kusmasından ne anlamak lazım?

  35. "Şeriat-ı Ahmediyenin (a.s.m.) tazammun ettiği ve emrettiği medeniyet ise ki, medeniyet-i hazıranın inkişâından inkişaf edecektir."cümlesini nasıl anlayabiliriz?

  36. "Zira istiğna ve istiklâliyet hassasıyla mümtaz olan şeriattaki İlâhî hidayet, Roma felsefesinin dehâsıyla aşılanmaz, imtizaç etmez, bel’ olunmaz, tâbi olmaz." cümlesini izah eder misiniz?

  37. "Âlem-i İslâm şu ikinci cereyana karşı lâkayt veya muarız kalmakla hem istinatsız, hem bütün emeğini heder, hem onun istilâsıyla istihaleye mâruz kalmaktan ise, âkılâne davranıp onu İslâmî bir tarza çevirip, kendine hâdim kılmaktır." açıklar mısınız?

  38. "Demek, biz mağlûbiyetle ikinci cereyana takıldık ki, mazlumların ve cumhurun cereyanıdır. Başkalarından yüzde seksen fakir ve mazlumsa, İslâm'dan doksan, belki doksan beştir." Burayı nasıl anlamalıyız?

  39. "Şark husumeti İslamın inkişafını boğuyordu, zail oldu ve olmalı. Garp husumeti İslamın ittihadına, uhuvvetine, inkişafına en müessir sebeptir, baki kalmalı..." Cümlesini açıklar mısınız?

  40. "Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamiyet'in olacaktır." cümlesine göre; Müslümanlar dünyanın her tarafında savaş ve sıkıntı içerisindedir. İslamiyet nasıl galebe çalacak bizlere düşen vazife nedir?

  41. Şu andan Şark'ta meydana gelen olaylar hakkındaki görüşünüzü ve on yirmi sene sonrası için fikrinizi alabilir miyiz?

  42. Sünuhat eserinde Üstad'ın, sosyalizm hakkında müsbet ve faydalı olduğu anlamında ifadeleri var, bunları nasıl anlamalıyız?

  43. "Musibet, cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddemesidir. Hangi fiilinizle kadere fetvâ verdirdiniz ki, şu musibetle hükmetti? Musibet-i âmme ekseriyetin hatâsına terettüp eder. Hazırda mükâfatınız nedir?" izah eder misiniz?

  44. "Nefsimize acıdık; kefâreten beş sene oruç tutturdu. Ondan, kırktan yalnız biri, ihsan ettiği maldan zekât istedi. Buhl ettik, zulmettik, O da bizden müterakim zekâtı aldı." çekilen sıkıntılar kılınmayan namazlara kefaret olur mu?

  45. "Yine biri dedi: 'Bir âmir, hata ile felâkete atmışsa?' Dedim: Musibetzede mükâfat ister. Ya âmir-i hatâdarın hasenatı verilecektir; o ise hiç hükmünde. Veya hazine-i gayp verecektir." cümlesindeki şahıs kimdir?

  46. İslam'ın bayraktarlığını yapan Osmanlı devletinin son dönemlerinde, İslam'dan uzaklaşma olmuş mu? Üstad bu konuya nasıl bakıyor?

  47. "Bahusus, menfî iki cihet-i zaafla hariç cereyanın kuvvetine bir âlet-i laya'kıl olur... Bahusus iki cihetle kuvveti, hariç cereyanın müspet ve zaafına inzimam etse, harici kendine âlet-i lâyeş'ur edebilir." Buradaki "iki ciheti" nasıl anlayabiliriz?

  48. "Eğer muharrik veya müreccih, siyasetçilik veya tarafgirlik ise, tehlikedir. Birincisi hatâ da etse, belki ma'fuvdur. İkincisi isabet de etse, mes'uldür." İzah eder misiniz?

  49. "Lâzım-ı mezhep, mezhep olmadığından, belki muahez değil." cümlesini izah eder misiniz?

  50. "Acaba şimdiki menfi siyasetçilerin fetvalarından istifade edecek kimdir, bilir misin? Bence İslâmın en şedit hasmıdır ki, hançerini İslâm’ın ciğerine saplamıştır." ifadelerini izah edip, soruyu cevaplar mısınız?

Yükleniyor...