Block title
Block content

Sözler kitabının arkasında, Zübeyir Gündüzalp Ağabey'in verdiği konferans var. Bu konferans Üstad'ın zamanında mı yapılıp kitabın arkasına konmuştur? Yoksa, Üstat'tan sonra mı yapılmış ve külliyata konmuştur?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

1950 tarihinin son baharında, Ankara Üniversitesi'nin mescidinde Zübeyir Ağabey tarafından verilmiş olan bu konferans, Üstadımızın tensibiyle Külliyat'a konmuştur. Şöyle ki;

Bu konferansın asıl metni, Üstad'ın eline geçer, Üstad metni okur. Zübeyir Ağabey geldiğinde, Üstad kendisine, "Bu metni kim yazdı?" diye sorar. Zübeyir Ağabey cevap olarak, "Üstadım, Ankaralı bir Nur talebesi yazdı." der. Bunun üzerine Üstadımız, "Hayır hayır, bunu Risale-i Nur'un bir kurmayı yazmıştır." der ve Külliyat'a eklenmesini ister.

Not: Bu bilgiler, Necmeddin Şahiner ile yapılan bir telefon görüşmesi ile elde edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Konferans | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 8413 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

nurunnuru
Konferansın sonundaki şu ifadeler : "Aklınız herbir meseleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdânınız hissesini alır." ifadesi aşağıdaki Üstad'ın külliyatta 3 farklı yerde geçen aynı mektubdaki şu ifadeleri ile çelişmektedir: "Bunların yazıları çabuk okunmadığından, acelecileri yavaş yavaş okumaya mecbur ettiğinden, Risale-i Nur'un gıda ve taam hükmündeki hakikatlerinden hem akıl, hem kalb, hem ruh, hem nefis, hem his, hisselerini alabilir. Yoksa, yalnız akıl cüz i bir hisse alır, ötekiler gıdasız kalabilirler." emr. Lahk, Tar. hayat, Sikke-i Tas. Gaybi Üstad akıl anlamazsa diğerleri hissesiz kalır derken, konferansa ise aklın anlamasını o kadar önemli olarak göstermiyor.. Bütün problemler de buradan kaynaklanıyor. Diğer taraftan izah mevzuunda da eski malumatlarla risalelerin izah edilmemesi gerektiğini konferans anlatırken çoğu insan bir nur talebesinin nurlardan istifadesini de aynı katagoriye koyarak nurları izah etmenin önüne set çekiyorlar... Bence Konferansın sonundaki bu mevzu risalelrin anlaşılması için çok büyük bir engel olarak kullanılmakta be yine bence de külliyattan çıkarılması gereken bir yer olarak fikrimi belirtmek istiyorum. Her ne kadar Üstad'ın tensibinden geçmiş ise de ciddi bir tashih işlemi gördüğünü düşünmüyorum. Çünkü Üstad'ın ifadeleri ile bu anlama meselesi tamaamen taban tabana zıttır. Bu demek değil ki konferans tamamen yanlış. B,ilakis acizane nurları anlama da en önemli katkısı olan eser konferans olmuştur. Ben aşağıdaki düstur ile bakıyorum mesleye: "Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla bahçeye zarar vermez. Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetten düşürtmez." Barl. Lahk.
Log in or register to post comments
tahkikat
""Risale-i Nur sohbetlerinde akıldan başka latifelrimiz yani kalb, ruh, nefis, sır, gibi cihazlarımızı gıdasını aldığı için onların da etkileşimi için en az "40" dakika olmalıdır.. Burada şu yanlışlığa düşmemek lazım. araştırmalara göre insan aklı 25 dakika dikkatini toplar sonra ise dikkat dağılır. Bu belki doğrudur. ama sadece akla hitap eden sohbet ve sunumlar için. Risale-i Nur sohbetleri ise sadece akla değil; ruh ve kalb gbi cihazlara da hitap ettiği için akıl belli bir süre sonra devre dışı kalsa bile, onlar devreye girer. Kişiler dinlemiyor gibi gözükse de onların ihtiyarı haricinde uyanan kalb ve ruhları o ziyafetten hisselerini alırlar...""
Log in or register to post comments
Firaki
akıl "anlamazsa" denmiyor ki sikkede, "yavaş yavaş oku ki her halukarda hissesini alan aklın yanında "ötekiler de" hissesini alsın, demektir o ifade. aslında biri diğerinin izahatı olan cümleleri tezad olarak anlıyorsunuz. yani -"yalnız" aklın için okuma, diğerleri de hissesini alması için "yavaş yavaş oku"- "Risale-i Nur mevzuunu büyük bir alâka ile takip eden uyanık arkadaşlarım, Kur’ân-ı Kerimin mânâsı bilinmese de, okunduğu ve dinlendiği zaman ruhlarda nasıl ki mânevî ve derunî bir tesir husule gelir. Zira kelâm, Allah kelâmıdır. Bu Kelâmullahtaki ve İslâmiyetteki mânânın kudsiyetidir ki, Türkler İslâmiyetle cihangir oldular, kıtalar, beldeler fethettiler. Bin seneden beri İslâmiyetin bayraktarlığını yapmaktadırlar. Aynen öyle de, Kur’ân’ın bu asırda yüksek bir tefsiri olan Risale-i Nur’daki bazı bahisleri başlangıçta tamamen anlayamazsanız da onun mânevî tesiri ve mânevî feyzi, ruh ve kalbinize nüfuz eder; mânâ âleminizi istilâ eder, kat’iyen istifadesiz kalmazsınız ve kalmıyoruz. Hem insan yalnız akıldan ibaret değildir; kalb, ruh, sır ve vicdan gibi mânevî lâtife ve cihazata da mâliktir. Aklınız, her bir mesele-i imaniyeyi birinci okuyuşta hakkıyla kavrayamasa da kalb ve ruh ondan hissesini alır. bu da benzer bir ifadeyle yine Zübeyir ağabeyin başak bir konferansından
Log in or register to post comments
Firaki
bir de şöyle bir şey var: Risale-i Nur sohbetlerinde akıldan başka latifelrimiz yani kalb, ruh, nefis, sır, gibi cihazlarımzı gıdasını aldığı için onların da etkileşimi için en az "40" dakika olmalıdır.. Burada şu yanlışlığa düşmemek lazım. araştırmalara göre insan aklı 25 dakika dikkatini toplar sonra ise dikkat dağılır. Bu belki doğrudur. ama sadece akla hitap eden sohbet ve sunumlar için. Risale-i Nur sohbetleri ise sadece akla değil; ruh ve kalb gbi cihazlara da hitap ettiği için akıl belli bir süre sonra devre dışı kalsa bile, onlar devreye girer. Kişiler dinlemiyor gibi gözükse de onların ihtiyarı haricinde uyanan kalb ve ruhları o ziyafetten hisselerini alırlar... bu da bir başkasının yorumu
Log in or register to post comments
burhancebeci

nurunnuru kardeşimizin yaptığı yorumu okuyunca dehşete kapıldım ve bu yorumu yazmaya kendimi mecbur hissettim. Ben konferansı defalarca okudum ve istifade ettim, Risale-i Nurla çelişen hiç bir satırını görmedim, nitekim kardeşimizin belirttiği satırlarda da bir çelişki yok. Anlayamadığım Üstadımızın tensibiyle külliyata dahil edilen ve hem Üstadımızın şahsiyetini, hem de davasını herkesten çok anlayıp, sadakat hususunda en önde olan Zübeyir abimizin kusurunu bulmaya çalışmak, yazıda da belirtildiği gibi üstadın izin verdiği bir yazıyı sözlerden çıkarmayı arzu ve tavsiye etmek ne akla hizmettir, bu ne cürettir. Sonra, sözlerden çıkarıp tek başına bir kitap olamayacak kadar kısa olan konferansı nereye koyacaksınız? Kalınca kime ne zararı var, çıkarılınca kime ne faydası olacak? Zübeyir ağabeyin konferansını veya içinde geçen bir cümleyi çürük elmaya benzeten adamın nurcu olduğundan veya sadakatından şüphe duyarım. İnşallah geçen 3 sene zarfında biraz Risale-i Nur okumuştur da Zübeyir ağabeyin kıymetini idrak etmiştir. Allah aşkına bu yorumu onaylayacak olan kardeşten istirhamım; yorumun "nurunnuru" künyeli şahsa ulaşmasını sağlayabilirseniz çok makbule geçecek. Çünkü vereceği cevabı çok merak ediyorum. Umum nur talebelerine selam ve hürmetlerimi sunarım.

Değerli Kardeşimiz; ilgili kardeş bu yorumu görürse belki cevap verebilir, yoksa doğrudan ona bilgi gitmiyor. Selam ve dua ile...

Log in or register to post comments
BENZER SORULAR
Yükleniyor...