Block title
Block content

"Sözlerdeki hakaik ve kemâlât benim değil, Kur’ân’ındır ve Kur’ân’dan tereşşuh etmiştir." Üstad'ın söylediği bazı sözler tevazu mu, yoksa gerçekler mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tevazu değildir, gerçeği nazara veriyor Üstadımız.

Bediüzzaman her vesileyle talebelerinin tebrik ve takdirlerini reddetmiş, "Risaleler benim malım değildir, Kur’an'ın malıdır" diyerek bakışları Kur’an’a çevirmiştir.

"Ben sizin bir ders arkadaşınızım, Kur'an hizmetinde bir kardeşinizim." gibi ifadeler de Bediüzzaman’a aittir.

Konuyla ilgili olarak okuyunuz:
Sözler, On Sekizinci Söz Birinci Nokta.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

panzehir
mütavazi değil dediniz ama; 18. sözü okuduğumuzda üstadın mütavazi olduğu anlaşılıyor.diyorki Üstad:''Senin vazifen fahir değil, şükürdür. Sana lâyık olan şöhret değil, ''tevazudur'', hacâlettir.'' görüldüğü gibi son cümlede tevazu geçiyor. bunu nasıl anlamak gerekir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Müminin itikadı gereğince ne yumurtayı veren tavuktur, ne meyveyi veren ağaçtır ve ne de ilmi veren alimdir. Hepsi birer vesiledir. Yaratan allahtır. Bu konuda tevazü olmaz. Yani, aslında ben yapıyom ama çok gururlanmıyorum, mütevaziyim diyemez.
Üstadın bahsettiği tevazü ise, madem Allah beni burada istihdam ediyor, bana düşen ise gururlanmamaktır. Yoksa, yapan benim ama yine de gururlanmıyorum gibi bir anlam çıkarılamaz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...