"Söz’lerin her birisi, semâ-i Kur’ân’da parlayan birtek necm-i âyetin bir lem’ası ve bahr-i Furkan’dan akan bir âyetin ırmağından tek bir katresi ve bir kenz-i âzam-ı Kitabullah’da her biri bir sandukça-i cevâhir olan âyetlerin..." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’ân, yüksek ve muhteşem bir semâ, her bir âyet o semâda parlayan bir hidayet yıldızı...

Kur’ân, uçsuz bucaksız bir deniz, her bir âyet o denizden akan bir nehir gibi…

Kur’ân, çok azim bir hazine, her bir âyet ise o hazineden bir cevher sandukçası…

Ve bu ders, o sandukçadan bir tek inci gibi….

Bu teşbihlerin ne kadar yerinde olduğunu o Kitab-ı Mukaddes için yazılan binlerce tefsir ispat ediyor. Her müfessir, kendisine ihsan edilen ilim ve bahşedilen feyz ile o semadan, ayrı bir ziya, o denizden ayrı bir ab-ıhayat ve o hazineden ayrı bir cevher sunuyor.

Işıklar, nehirler ve cevherler sınırlı, ama Kur’ân’ın hakikatleri sonsuz.

Üstadımızın ifadesiyle:

"Zaman ihtiyarlandıkça Kur´an gençleşiyor, rumuzu tavazzuh ediyor..." (Hakikat Çekirdekleri: 79)

Ondaki ince ve gizli mânalar, ilim ve fennin inkişafı nisbetinde daha da iyi anlaşılıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...