Block title
Block content

"Şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi, Ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi,.." Buradaki tercüme-i ezeliye ile tercüman-ı ebediye ifadelerinin arasındaki farkı izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi,.."

Burada "ezeliye" zaman açısından geçmişi, Allah açısından da Zat-ı Akdes’i temsil ediyor. İnsanların aklı ne Allah’ın Zat-ı Akdes’ni ne de zamanın derin geçmişini ihata edemediği için, Kur’an bu hususta bize doğru ve sadık bir tercümanlık yapıyor. Yani meçhul ve gaybi olan o boyutları bize tarif ediyor demektir.

"Ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi,.."(1)

Bu cümlede ise; "ebedi" tabiri zamanın şimdiki ve gelecek boyutlarına bakıyor. İnsanlar kainatın Allah’a olan işaret ve delillerini soyut aklı ile tam okuyup marifet kazanamıyor, bu hususta insan aklı, Allah’ın kelamına ihtiyaç duyuyor.

İşte Kur’an; kainattaki sayısız diller ile ifade edilen delilleri insana yorumlayan ve tercüme eden bir rehber gibidir. Evet, kainat içinde her bir tür kendine özgü bir dil ile Allah’ı bize isim ve sıfatları ile tarif ediyor, Kur’an ise bu tarifleri bize iman ve hidayet alfabesi ile tercüme ediyor.

Her iki cümlede de zamanın farklı boyutlarının tercüme edilmesi söz konusu...

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Kur'an'ın Tarifi, Birinci Cüz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2368 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
bu ifadelerden anladığım kadarıyla ezele mazi( geçmiş )ebede istikbal (gelecek )dememekle beraber insan aklının çözemeyeceği gaybi (geçmişte ve gelecekte olmuş ve olacak )bilgileri kur'an bize bildiriyor teşekkürler
Log in or register to post comments
BENZER SORULAR
Yükleniyor...