Block title
Block content

"Şu mevcudat bir fabrikanın, bir kasrın, bir muntazam şehrin eczaları ve efradları gibi bel bele verip, birbirinin sual-i hâcetine 'Lebbeyk, başüstüne' derler..." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainat ve unsurları arasında açıkça görülen yardımlaşma, dayanışma, cevaplaşma, kucaklaşma gibi fiiller, kainatı parçalanmaz ve bölünmez bir bütün haline getiriyor. Unsurlar arasındaki bu bağ ve alışveriş, kainatın ustasının ve sanatkarının tek ve yekta olduğunu akla ispat ediyor. Bir nar meyvesinin teşekkülünde bütün kainatın unsurları imece usulü itaat ve uyumluluk içinde hizmet ediyorlar.

Güneş nar meyvesinin kızarma işinde çalışırken, hava gerekli oksijen maddesini getiriyor, su ona farklı bir kimyasal oluyor, toprak onun en temel bir besin kaynağı oluyor ve hakeza... 

Şimdi nar meyvesinin icadında iki görüş ortaya çıkıyor: 

Birisi bu cansız, kör, şuursuz unsurların nar meyvesini imece usulü ile kafa kafaya verip yaptıklarını ve tasarladıklarını söylemektir ki; bu aklen ve mantıken mümkün değildir. İlmi, iradesi ve kudreti olmayan böyle unsurların ilimli, iradeli ve kudretli bir işi yapmalarını hayal etmek akla ziyan bir fikirdir.

Diğer fikir ise; bu unsurların Allah’ın icadında ve nar meyvesini yapmasında bir memuru, bir sebebi görmek, asıl işi yapanın; Allah’ın sonsuz ilim, irade ve kudretinin olduğunu görmektir ki; akli ve mantıklı olan bu fikirdir. 

İşte bütün bu unsurların aralarındaki muazzam ahenk, yardımlaşma, dayanışma ve cevaplaşma, kainatı bir fabrika ve bütünlüğü olan bir saraya çeviriyor ki; bu fabrika ve sarayın tek ve yekta sahibinin de Allah olduğunu akla gösteriyor. Şayet bu unsurların birisi veya bir kısmı başka bir zatın olmuş olsa ya da sebeplere havale edilse, kainatın ahenk ve intizamı bozulur, bir meyvenin icadı mümkün ve kabil olmazdı.

Soruda geçen kısmı okumak için tıklayınız:

Yirmi İkinci Söz, İkinci Makam Yedinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...