Block title
Block content

"Şu muvazene ve mufadale, Cenâb-ı Hakkın mâsivâya mukabil değil. Belki iki nevi tecelliyat ve sıfâtı var..." Beşinci İşaret'in, "Yaratanların en güzeli" ayeti ile ilgisini kuramadım, yardımcı olur musunuz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şu muvazene ve mufadale, Cenâb-ı Hakk'ın mâsivâya mukabil değil. Belki iki nevi tecelliyat ve sıfâtı var: Biri, vâhidiyet sırrıyla ve vesait ve esbab perdesi altında ve bir kanun-u umumî suretinde tasarrufatıdır."

"İkincisi, ehadiyet sırrıyla, perdesiz, doğrudan doğruya, hususî bir teveccühle tasarruftur. İşte, ehadiyet sırrıyla, doğrudan doğruya olan ihsanı ve icadı ve kibriyâsı ise, vesait ve esbabın mezâhiriyle görünen âsâr-ı ihsanından ve icad ve kibriyâsından daha büyük, daha güzel, daha yüksektir demektir."

"Meselâ, nasıl bir padişahın -fakat velî bir padişahın- ki, umum memurları ve kumandanları sırf bir perde olup, bütün hüküm ve icraat Onun elinde farz ediyoruz. O padişahın tasarrufat ve icraatı iki çeşittir:"

"Birisi, umumî bir kanunla, zâhirî memurların ve kumandanların suretinde ve makamların kabiliyetine göre verdiği emirler ve gösterdiği icraatlardır. İkincisi, umumî kanunla değil ve zâhirî memurları da perde yapmayarak, doğrudan doğruya ihsânât-ı şahanesi ve icraatı, daha güzel, daha yüksek denilebilir."(1)

Bir başbakanın başbakanlık makamına uygun olarak, kanunlar eşliğinde vatandaşına yaptığı konuşma veya alaka daha haşmetli daha görkemli daha azametli olur; ama vatandaşın hususi dertlerine özel ihtiyaçlarına pek imkan vermez.

Aynı başbakan şefkat ve merhameti gereği vatandaşları ile özel ilgi ve alaka kurduğu bir gün tahsis edip, her bir muhtaç ve gönlü kırık ile görüşüp onları dinlese ve onların ihtiyaçlarını karşılasa ve dertlerini giderse, elbette bu hususi ilgi ve tahsis ilk konuşmasından daha güzel daha müşfik daha sıcak olacaktır.

Şimdi fakir bir vatandaş kalkıp "Ben iki başbakandan ikincisini kendime daha yakın daha sıcak daha müşfik buldum." dese, bu siyaseten ikilik ve şirk sayılmaz. Çünkü her iki durumda da başbakan aynıdır, ama makamlar farklıdır. Birinci makamda haşmet ve kibriya hükmederken ikincisinde merhamet ve lütuf hükmediyor.

Örnekteki gibi Allah’ın kainatta biri vahidiyet diğeri ehadiyet olmak üzere iki türlü tecellisi bulunuyor. Vahidiyet azamet ve kibriya içeren bir tecelli iken, ehadiyet şefkat ve lütuf içeren bir tecellidir.

Ehadiyet tecellisinin bir gereği olarak, zorda kalmış ve ayağı kırılmış bir çocuğun ayağına doktoru gönderen Allah, çocuk için Allah’ın vahidyet tecellisinden daha güzel daha müşfik daha hoştur demesi şirk değil Allah’ın iki makamdaki tecellisinin birisinin tafdil edilmesidir. Yani ehadiyetin vahidiyetten daha güzel ve daha hoş olduğu vurgulanıyor. Çendan vahidiyetin de kendine göre ayrı bir lezzeti ayrı bir hoşluğu bulunuyor lakin; bu tecelli tarzı azametli ve haşmetli olduğu için, her akıl bunu görüp takdir edemiyor.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...