Block title
Block content

"Şu yüzde o fâildir, fiil sahibidir. Hem onun mahiyyeti, harfiyyedir; başkasının mânasını gösterir. Rubûbiyyeti hayâliyyedir." Kendini fail gibi görüyorsa, başkasının manasını nasıl gösteriyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Demek ene, ayna-misal ve vahid-i kıyasî ve âlet-i inkişaf ve mânâ-yı harfî gibi, mânâsı kendinde olmayan ve başkasının mânâsını gösteren, vücud-u insaniyetin kalın ipinden şuurlu bir tel ve mahiyet-i beşeriyenin hullesinden ince bir ip ve şahsiyet-i Âdemiyetin kitabından bir eliftir ki, o elifin iki yüzü var:"

"Biri hayra ve vücuda bakar. O yüz ile yalnız feyze kabildir. Vereni kabul eder; kendi icad edemez. O yüzde fâil değil; icaddan eli kısadır."

"Bir yüzü de şerre bakar ve ademe gider. Şu yüzde o fâildir, fiil sahibidir."

"Hem onun mahiyeti harfiyedir; başkasının mânâsını gösterir. Rububiyeti hayaliyedir. Vücudu o kadar zayıf ve incedir ki, bizzat kendinde hiçbir şeye tahammül edemez ve yüklenemez. Belki, eşyanın derecat ve miktarlarını bildiren mizanülhararet ve mizanülhava gibi mizanlar nev'inden bir mizandır ki, Vâcibü'l-Vücudun mutlak ve muhit ve hudutsuz sıfâtını bildiren bir mizandır."(1)

Yukarda orijinal metnini verdiğimiz yere dikkat ile bakıldığında, konuların farklı olduğunu görürüz. Üstat enenin hayır yüzünü tarif ediyor, sonra şer yüzüne geçiyor, sonra tekrar enenin hakikat-i halini beyana başlıyor. “Hem onun mahiyeti harfiyedir.” cümlesi, “Şu yüzde o fâildir, fiil sahibidir.” cümlesinin devamı değildir. Farklı bir konuya geçiyor. İki cümle de farklı tariflerin cümlesidir, aralarında bir münasebet yoktur.

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...