Block title
Block content

"...Sultan-ı Ezel ve Ebedin hadsiz cünudunun muhteşem bir kışlası olan şu âleme ve o Mâbûd-u Ezelînin muntazam bir mescidi olan şu kâinata, mahz-ı vahşet olan inkârlı fikr-i tabiatı taşıyan bir münkir giriyor..." ifadesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainat bir kışla, içindeki sayısız mahlukat ise bu kışlanın askerleri hükmündedir. Ve hepsi belli bir kanun ve nizam altında hareket ediyorlar. Tıpkı kışladaki intizamlı askerler gibi. Kainat kışlasındaki her bir mahluk belli bir disiplin ve intizam içinde hareket ediyorlar. Maddeci felsefeyi esas alan bir filozof, kainatın bu vaziyetini hayali ve zihni olan tabiat ipine bağlayarak, her şeyin arka cephesinde tasarruf eden Allah’ın sonsuz ilim ve kudretini inkar ediyor.

Tabiat bir sanattır sanatkar olamaz, bir fiildir fail olamaz, bir edilgendir etken olamaz, bir mistardır mastar olamaz, vehmi bir kurgudur hakikat ve gerçek olamaz.

Mistar, ustanın sanatında kullandığı bir alettir, mastar ise işi yapan hakiki fail demektir. Şimdi binayı yapan usta meydanda dururken, ustanın aletine işaretle işte binanın mucidi budur demek, ahmaklığın en acaibi olmaz mı?  Tabiat ve esbap denilen şeyler olsa olsa  Allah’ın sanatlarında bir alet, bir araç, bir bahane olabilir; bundan fazlasını bunlara vermek akla aykırı bir durumdur.

Tabiat kavramı  kainattaki kanunların toplamından hasıl olan, insanın hayalindeki  bir kurgusudur. Yani harici bir varlığı olan bir şey değildir. Allah kainatta işlerini ve icraatlarını sebepler eli ile yaptığı için, sebepler zahiren insanların yüzeysel nazarında icraat ve işlerin hakiki sahibi ve mucidi gibi duruyor. İnsanlar bu kanunlara ve sebeplere ünsiyet ve ülfet ettikleri için, zamanla neticeyi sebepten bilmeye başlıyorlar. Allah’ın her bir sebep arkasındaki Rububiyetini ve Uluhiyetini göremiyorlar. Bu da zamanla insanın akıl ve kalp dünyasında Allah’ın unutulmasına ve gafletine sebebiyet veriyor. İnsanların bu kısır bakışı ve bir takım günahları insanın kalbinde ve manevi aleminde bir takım kirlenmelere ve paslanmalara yol açıyor ve en nihayetinde tabiat içinde boğulup gidiyor

Evet, insanları tabiat ve esbap bataklığına sürükleyen şey, Allah’a olan gafleti ve onu hakkı ile tanıyamamalarıdır. Allah’ı unutmuş olan bir gafil, kainatın mucidini kabul edip arama sadedinde iken,  önüne kainatın sisteminden türemiş olan tabiat mevhumunu görünce hemen ona İlah diye sarılıyor. Burada zihni bir baskı ve aramaktan gelen bir dikkat bozukluğu sayesinde vehim ile hakikati temyiz edemiyor. Adi sebebi kamil neticenin mucidi ve yaratıcısı zannediyor ve kendini arama sıkıntısından kurtarıyor.

Risale-i Nurların bütün kısımları bu tabiat fikrini çürütüyor. Özellikle Tabiat Risalesi kati bir şekilde tabiatın mahiyetini ve icattan uzak olduğunu ispat ve izah ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...