Block title
Block content

Sünnetullah, âdetullah zamana göre değişir mi? Risaleler perspektifinde izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sünnet ve adet, kelime olarak bir şeyi sürekli takip edip devam ettirmek manasına geliyor. Sünnetullah ve âdetullah tabirleri de Allah’ın değişmez kanunları manasına geliyor ki, bu kanunlar zaman içinde değişip başkalaşmazlar.

Değişime ve değişmemeye bir de farklı noktalardan bakalım.

Kainatta değişmeyen şeyler olduğu gibi değişen şeyler de vardır. Kainatın temel nizamını ayakta tutan kanunlar değişmez. Mesela itme ve çekme kanunu, suyun kaldırma prensibi, soğuğun üşütme, sıcağın yakma özelliği vesaire. Bunlar kainatın başlangıcından beri değişmeyen ve nizam-ı alemi sağlayan temel kanunlardır ve asla değişmezler.

Bir de kainatın sürekli tazelenen ve değişen yüzü vardır. Burada sabitlik ve durağanlık yoktur, her şey mükemmele doğru sürekli hareket ve değişim içindedir. Her asırda insan neslinin, her baharda canlıların değişip kafile kafile gelip gitmeleri bu değişimi zahir olarak gösteriyor. İnsan yaşam süreci içinde hem maddi hem manevi olarak sürekli değişiyor ve tekemmül ediyor. Çocukluktan gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre ve kabirden ebet yolculuğuna doğru sürekli hareket etmesi ve değişmesi, değişimin bir hakikat-i alem olduğunu ispat ediyor.

Felsefede de statik kainat anlayışını savunanlar olduğu gibi, değişimi ifade eden diyalektik materyalizmi savunanlar da olmuştur.

Kainattaki bu değişim ve tekemmül kanunundan dolayı dinler ve şeraitler de değişiyor ve tekemmül ederek olgunlaşıyor. İlk insanlar müptedi ve basit nazarlı oldukları için Allah onlara basit ve anlaşılır bir din ve şeriat gönderiyor. Sonra insanlar kainattaki değişim ve tekamül kanunu gereğince terakki edip tekemmül etmiştir. Böyle olunca, ilk din ve şeriatler kifayetsiz gelmeye başlamıştır. Allah da yeni din ve peygamberlerle şeriatını genişletip tekemmül ettirmiş, insanlara uyumlu hale getirmiştir.

Nasıl kainatın değişen yüzünün yanında bir de değişmeyen yüzü varsa, aynı şekilde din ve şeriatın de değişmeyen ve sabit bir yüzü vardır. Dinin temelini oluşturan iman ve ibadet esasları asla ve kata değişmezler ve sabittirler. Bütün semavi dinlerin ve peygamberlerin müttefik olduğu değişmeyen bir esası ve temeli vardır o da iman ve ibadettir.

Kur'an-ı Kerim’in kanunları içinde de aynı mana vardır. Değişmeyen sabit bir tarafı olduğu gibi, değişen ve gelişen, yoruma açık hükümleri de vardır. Mesela, ayette "düşmanlarınıza karşı hazırlıklı olun, onlara galip gelmek için at besleyin" diyor. Şimdi Kur'an’ın bu hükmünde sabit olan  ve değişmeyen yön düşmana karşı hazırlıklı olun hükmüdür, burada bir değişme olmaz.

Değişime açık olan yön ise, at beslemek hususudur. Zira o zaman at iyi bir savaş aracı iken, insanlığın tekamülü ile artık at müzelik bir durumdadır. Yeni savaş araçları ise tank ve tüfektir. Şimdi biz kalkıp füze ve tanka karşı at mı besleyeceğiz. İşte Kur'an-ı Kerim’in bir hükmünün değişen ve değişmeyen iki yüzü.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...