"Şüphesiz ki zikri (vahyi, Kur’ân’ı) Biz indirdik; onu koruyan da elbette Biziz." ayetinde Allah Kur'an'ı koruyacağını ifade etmesine rağmen, Üstad'ın şahısları da koruyacağı mânasını çıkarmasını nasıl anlayacağız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın Kur’an’ı koruması doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki türlüdür.

Kur’an’ın doğrudan korunması, onun mu’cizevî hususiyetlere sahip olmasıdır. Yani Kur’an’ın altı, üstü, sağı, solu mu’cizelerle mücehhez kılındığı için, onu tahrif etmek mümkün değildir. Bütün insanlar ve cinler toplansa Kur’an’a bu açıdan zarar veremezler, onu bozamazlar.

Dolaylı korunması ise, sebepler vesilesi ile korunmasıdır. Âlimler, evliyalar, medreseler, âdil halifeler Kur’an’a hizmet ederek, onun yücelmesine ve korunmasına dolaylı bir şekilde vesile olmaktadırlar.

Mesela, Hazret-i Ebubekir (ra)’in dağınık bir şekilde bulunan Kur’an’ı bir kitap haline getirmesi, Hazret-i Osman (ra)’in bu kitabı çoğaltması, hafızların ezberlemesi, âlimlerin Kur’an’ın derin mânalarını, incelik ve güzelliklerini tefsir ederek insanların anlayacağı bir şekle getirmesi, hep Kur’an’ın dolaylı bir şekilde korunmasıdır.

Her asırda Kur’an’ın düşmanları olduğu gibi, dostları da olmuştur. Düşmanları Kur’an’ı tahrif edip yok etmeye çalışırken, dostları onlara karşı Kur’an’ı müdafaa etmişler ve etmeye de devam ediyorlar. İşte dostların müdafaası Kur’an’ı dolaylı korumaktır.

Birçok insan Kur’an’ı yüzünden bile okuyamaz, ama O’nun Allah’ın kelamı olduğuna da iman eder. Bu insanların Kur’an’a olan imanını temin eden hakikatte Allah’tır, ama sebepler açısından da imamlar, âlimler, müfessirlerdir. Bu incelikleri iyi tahlil etmeden ayeti zahiri üzerine anlamak yanlış olur.

"Kur’an ayetlerinin korunması" sarih bir ifadedir ve Allah’ın koruması altındadır. Kur’an’ın hizmetkârlarının ve naşirlerinin korunması ise, bu sarih ifadenin zımnî ve işarî bir mânasıdır.

Malumdur ki, ayetlerin ve hadislerin zahirî ve sarîh mânasından başka bir de işarî ve remzî mânaları vardır ki, birçok müfessir bu işarî ve remzî mânaları ayet ve hadislerden tahric etmişlerdir.

Evet, ayetlerin zahir-batın, sarîh-işarî, muhkem-müteşabih gibi birçok mâna ve makamları vardır. İlimde rasih (derin) olan müçtehid ve âlimler, insanların göremedikleri derin mânaları çıkarırlar.

Bu içtihad ve te’villeri inkâr etmek, küfür olmasa bile en azından hürmetsizlik ve ukalalık sayılır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...