Block title
Block content

"Sûre-i Kaf'ın âyeti ise, ondaki îcaz pek acip ve mucizânedir. Çünkü, kâfirin pek müthiş ve çok uzun ve bir günü elli bin sene olan istikbaline,.." Buradaki "bir günü elli bin sene" ifadesini nasıl anlayabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Amma Sûre-i Kaf'ın âyeti ise, ondaki îcaz pek acip ve mucizânedir. Çünkü, kâfirin pek müthiş ve çok uzun ve bir günü elli bin sene olan istikbaline ve o istikbalin dehşetli inkılâbâtında kâfirin başına gelecek elîm ve mühim hâdisâta birer birer parmak basıyor, şimşek gibi fikri onlar üstünde gezdiriyor. O pek çok uzun zamanı, hazır bir sayfa gibi nazara gösterir; zikredilmeyen hâdisâtı hayale havale edip ulvî bir selâsetle beyan eder."(1)

"İnsanın ağzından hiçbir söz çıkmaz ki, yanında onu yazmaya hazır, gözetleyici bir melek olmasın. Derken ölüm sarhoşluğu gerçekten geliverir. İşte senin kaçıp durduğun şey budur. Ve sûra üfürülür. Vaad olunan gün işte budur. Herkes yanında bir sevk eden, bir de şahitlik eden melekle beraber gelir. And olsun ki sen bundan gafildin. Şimdi gözünden perdeyi kaldırdık. Bakışın pek keskindir bugün! Yanındaki melek, 'İşte onun defteri bende hazırdır.' der. Atın cehenneme her bir inatçı kâfiri!" (Kaf, 50/18-24)

İnsanlar yirminci asırda sesleri ve görüntüleri kaydeden nice aletler geliştirdiler. Bu aletler Allah’ın kâinatta zerrelere yaptırdığı kayıt işlemini tespit etmeye çalışmaktadırlar. Allah’ın melekleri bu aletlere muhtaç değildirler.

İnsanın kendi vücudu ve çevresindeki şeyler, onun bütün yaptıklarını ve konuştuklarını en ince ayrıntıları ile kaydeden bir kamera veya teyp gibidir. Kıyamet günü, kendi kulağı ile dünyada söylediklerini işitecek ve yaptıklarını gözleriyle görecektir. Demek Allah, kullarına sırf kendi ilmine göre muamele etmeyecek, bilakis adâletin iddia, delil, inkâr, şahit, savunma gibi bütün şartlarını yerine getirecektir.

Bu ayetler kafirin öldükten sonra başına gelecek uzun ve meşakkatli şeyleri, kısa ve veciz bir şekilde özetleyip tasvir ediyor. Evet kafirin ahiretteki bir gününün elli bin sene olacağına işaret eden ayet mevcuttur. Mesela şu ayet bu manaya remzediyor:

"Melekler ve Rûh, O’nun arşına; miktarı elli bin sene olan bir günde yükselirler." (Mearic, 70/4)

Şeriat dilinde saat ve yıl kavramı izafidir. Dünyanın zaman birimi ile ahiretin zaman birimi aynı değildir. Ahiretin bir günü dünyanın elli bin senesine mukabil gelebilir.

(1) bk. Sözler, On Beşinci Söz, Şeytanın Küçük Bir İtirazı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Mebhas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1386 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...