Block title
Block content

SURET-İ RAHMAN

 
Resulullah Efendimiz (asm), bir hâdis-i şeriflerinde, “Şüphe yok ki, Allah, insanı suret-i Rahmanda yarattı” buyurur. Bu hâdis-i şerifte, “Allah ve Rahman” isimleri ve bir de “yaratma” fiili geçer. Cenâb-ı Hak, cisimden ve suretten münezzehtir. O halde bu hadisin şu şekilde anlaşılması gerekir:
“Cenâb-ı Hak hakkında suret muhâl olmasından, suretten murat sirettir, ahlâk ve sıfattır.”

İnsan bu hadisi okurken nefis ve şeytan onun hayalini ifsat eder ve sanki hâdis-i şerif, “Allah, insanı kendi sureti üzere yarattı” şeklindeymiş gibi yanlış bir telâkkiye götürür. Hadiste geçen Rahman ismine bilhassa dikkat etmek ve bu hak kelâmı, “Allah’ın rahmetinin bütün varlık âlemi içinde en fazla insanda tecelli ettiği” şeklinde anlamak gerekir.

Hadiste geçen çok önemli bir kelime de yarattı ifadesidir. İnsanın bedeni mahlûk oluğu gibi, ruhu ve o ruhun sıfatları da mahlûktur. Mahlûk olan bu sıfatlar İlâhî sıfatlara elbette hiçbir cihetle benzemezler. Sadece onlardan haber verirler.

Bu sıfatların hiçbiri için suret düşünülemeyeceği gibi, bu sıfatların sahibi olan Allah için de bir suret, bir şekil hayal etmek mümkün değildir.

Paylaş
Yükleniyor...