Block title
Block content

"Sureten ispat ve vücudî görülse de, mânâsı ademdir, nefiydir. İman ise ilimdir, vücudîdir, ispattır, hükümdür. Her bir menfî meselesi dahi, bir müspet hakikatın ünvanı ve perdesidir." cümlelerini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sureten ispat ve vücudî görülse de mânâsı ademdir, nefiydir."(1)

Fen ve felsefeden gelen inkarın suretinden maksat; müspet fen ilimleridir. Mesela,Darvin biyoloji ilminden faydalanarak, boş ve batıl bir iddia ortaya atıyor; iddiası boş ve batıl ama kullandığı ve faydalandığı argüman ve malzeme vücudi ve müspettir. Yani biyoloji ilmi vücudi ve ispat iken ona dayandırılan inanç ve ideoloji boş ve batıl demektir.

Yine determinizm felsefesinin yani neticeyi sebepten bilen felsefi ekolün inanç ve iddiaları boş ve batılken, dayandıkları somut veriler ve fenler müspet ve sabittir. Zahiren elma ağaçtan geliyor; lakin hakikatte elmayı icat edip yaratan Allah’tır. Onlar bu zahire bakarak elmanın mucidi elma ağacıdır diyorlar. Bu iddiaları asılsız ve nefiydir.

"Her bir menfî meselesi dahi, bir müspet hakikatın ünvanı ve perdesidir."(1)

İmandaki her bir menfi mesele denilen şey ise; fennin ve fizik ilminin alanına girmeyen metafizike dair konulardır. Malum; maddi ilimlere müspet, manevi ilimlere menfi tasnifi yapılır. Yoksa "menfi" burada yanlış ve batıl anlamında değildir. Dinin laboratuvara girmeyen her bir konusu aslında müspet bir hakikate dayandırılabilir. 

Mesela, fenlerin kainatta ispat ettikleri intizam ve ahenk, tevhidin kati bir belgesi ve ispatıdır. Zira nizam Nazım'a delalet ediyor. Demek fen ilimleri yani müspet ilimler; menfi olan din ilimlerine ispat ve kaynak olabilir. Ya da dinin her bir inanç ve değeri, fen ilimlerinin bir ünvanı ve perdesi gibidir.

(1) bk. Şualar, Yedinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

drerkan
Müspet-menfi ilim tasnifi yanlış aslında diyebiliriz aynı zamanda.Ama litaratürde böyle kullanılıyor anladığım kadarıyle. Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Aabdullah

Herbir menfî mes'elesi dahi, bir müsbet hakikatın unvanı ve perdesidir.
Bu kısmı şoyle anliyorum: ölum,musibet,hastalik gibi şeyler zahiren menfidir. Hakikatte ise ölüm ebedi saadete geçiş vesilesidir; deprem bir musibettir,zahiren menfidir.Hakikatte ehli imanin mali sadaka hukmune gecer, vefatı şehadet hukmundedir. Hastalık lar keffarettir ya da tezyidi derecattır..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...