Suyuti, ümmetin icabet ömrünün hicri 1500 senesini geçmeyeceğini bildiriyor. Bediüzzaman Hazretleri de ümmetin galibane mücadelesinin 1500-1506 yıllarında biteceğini belirtiyor. O zaman 1400-1500 yılları arasında Mehdi ve Hz. İsa´nın gelmesi gerekir?..

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bu ümmetin ömrü bin (1000) seneyi geçecek fakat bin beş yüz (1.500) seneyi aşmayacaktır."(1)

"Benim ümmetimin ömrü 1.500 seneyi pek geçmeyecek."(2)

Ebu Sa’lebe anlatıyor: Resulüllah(a.s.m) şöyle buyurdu:

“Allah bu ümmeti yarım günden âciz bırakmaz.”(3)

Üstad Hazretleri 1506-1542 tarihleri arasında İslam ümmeti mağlubane perde altında hizmet edeceğini ifade ederek, ümmetin ömrüne bir cihette atıfta bulunmuş oluyor. Elbette Hazreti İsa ve Mehdi (ra)’in gelmeleri bu tarihten önce olmak iktiza eder. Yani 1400 ve 1500 tarihleri arasında yaşamaları hatta 1400’lerin başlarında olmaları iktiza eder.

Nitekim Üstad Hazretleri 1876 da doğmuş ve en dehşetli fitnelerde onun dönemi olan bin dokuz yüzlü yıllarda vuku bulmuştur. Bu olaylar başta Birinci Dünya Savaşı sonra Rusya'da ateizm olan Komünizm’in kurulması ve dünyanın yarısını istila etmesi, ardından Anadolu’nun işgal edilmesi ve Osmanlının yıkılması ile yerine ladini bir rejimin gelmesi, ardından müthiş İkinci Dünya Savaşı gibi müthiş ve dehşetli bir savaşın başlaması... Bütün bu olaylar On Dördüncü Asır'da vuku bulmuştur.

Elbette hem insanlığın hem de İslam aleminin çaresiz ve umutsuz olduğu bu dönemde, iman ve fikir noktasından insanlığa ve İslam alemine nur ve kuvvet olacak Mehdi bu süreçte gelecektir, diye düşünüyoruz. Gaybı en iyi bilen ancak Allah'tır.

“…Bu şâyân-ı hayret fıkrada câ-yı dikkat şu nokta var ki, Hazret-i Gavs, doğrudan doğruya altıncı asırdan şu asrımıza bakıyor. O altıncı asrın âhirlerinde Hülagû felâketi gibi feci, dehşetli meşhur fitnenin çok elîm ve feci ve kuburdaki emvatı ağlattıracak derecede dehşetli bir nev'i, şu on dördüncü asırda bulunuyor. Bu iki asır birbirine tevafuk ediyor ki, Hazret-i Şeyh ondan buna bakıyor."(4)

"Yani on dördüncü asr-ı Muhammedîde (a.s.m.) bin üç yüz kırk dokuz (1349) ve Rûmice bin üç yüz kırk yedi (1347)'de Arabî hurufunu terk edip, ecnebi ve acemi hurufuna İslâmlar içinde başlanacak. Hem umum, hem fakir ve zengin emir ve işçi, çoluk ve çocuk gece dersleri ile o hurufu cebren öğrenecekler."(5)

Üstadın yukarıda verdiğimiz ifadelerinden de anlaşılacağı üzere on dördüncü asır Mehdi ve Deccalın çıkacağı dehşetli zaman dilimidir. Bu zaman da yukarda da beyan ettiğimiz gibi bin dokuz yüzlü yıllardır.

Dipnotlar:

(1) bk. Kıyamet Alametleri, s. 299; Celaleddin Suyuti'nin "El-Kesfu Fi Mücazeveti Hazin el-Ümmeti El Elfe Ellezi Dellet Aleyh el-Asar."
(2) bk. Suyuti, el-Keşfu an Mücavezeti Hazihil Ümmeti el-Elfu,el-havi lil Fetavi,Suyuti. 2 / 248,tefsiri Ruhul Beyan. Bursevi.(Arapça) 4 / 262, Ahmed bin Hanbel.İlel.sh.89.
(3) bk. Ebu Davud, Melahim, 18; Müsned, 4/193.
(4) bk. Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Sekizinci Lem'a.
(5) bk. a.g.e., On Sekizinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...