Block title
Block content

"Tabiat denilen ikinci şeriat dahi, mecmu-u kavanin-i itibariyeden ibarettir. Sıfat-ı kudretin hâssası olan tesir ve icada mâlik değillerdir." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Tabiat" denilen kavram, kâinatta işler durumdaki kanunların ortak adıdır. Mesela, suyun cisimleri kaldırması, yerin nesneleri çekmesi, soğuğun dondurması, sıcağın yakması gibi kanunların toplamına "tabiat" denilmiştir.

İslam dilinde tabiatın adı "adetullah" ya da sünnetullahtır ki buna "fıtri şeriat" da denilir. Allah’ın kelam sıfatından gelen Kur’an’ın emir ve yasaklarına "şeriat" denildiği gibi, kudret sıfatı ile yaratılan kanunların genel toplamına da "tekvini (yaratılış) şeriat" deniliyor.   

Yalnız "tabiat" ifadesinde maddeci felsefenin yüklediği yanlış bir nokta bulunuyor. O da kanunlara yaratma vasfının verilmesidir. Yani deniz üzerindeki gemiyi yüzdüren Allah’ın kudreti değil suyun kaldırma gücüdür, diyerek o izafi kanunlara harici bir yaratma gücü veriyor.

“Tabiat denilen ikinci şeriat dahi, mecmu-u kavanin-i itibariyeden ibarettir. Sıfat-ı kudretin hâssası olan tesir ve icada mâlik değillerdir.”(1)

cümlesi, kanunların yaratma gücüne sahip olmadığını vurguluyor. Yani gemiyi denizde yüzdüren suyun kaldırma yasası değil Allah’ın kudret sıfatıdır. Yasa ise kudretin oradaki icraatının adıdır. 

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Nokta.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...