Block title
Block content

Tabiat Risalesi'nde yer alan iddialardan, "sebepler" maddesi ile "kendi kendine oluşuyor" maddesi arasındaki farkı göremiyorum. Farkını açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birincisi: Evcedethu'l-esbab, yani, 'Esbab bu şeyi icad ediyor.'"

Bu fikir her şeyin icad edicisi ve yaratıcısı sebepler diyenlerdir. Felsefede bu fikre determinizm felsefesi deniyor. Yani her şey sebep sonuç ilişkisi ile izah edilir. Üstad Hazretleri bu fikrin esasız ve bozuk olduğunu bu risalede kati olarak ispat ediyor.

"İkincisi: Teşekkele binefsihî, yani, 'Kendi kendine teşekkül ediyor, oluyor, bitiyor.'"(1)

Bu düşünceye göre, her şey tesadüfen kendi kendine oluşuyor. Bu fikrin batıllığı ve aklen mümkün olmaması, çok zahir ve aşikardır. Üstad Hazretleri bu fikri Tabiat Risalesi'nde kati bir şekilde çürütüyor.

 Bir çiçeğin tesadüfen veya kendiliğinden  oluşması ebedi ve ezeli olarak imkansızdır. Zira çiçek üstünde fail ve sanatkarına işaret eden sayısız nakış ve işlemeler vardır. Bütün bu nakış ve işlemeler kendiliğinden tesadüfen ortaya çıkmıştır demek, bir uçağın mühendis ve usta olmadan kendiliğinden oluşmuştur denmesi ile aynıdır.  Basit bir fiil bile failsiz olmadığına göre, çiçek ya da ona benzer harika ve mükemmel sanatların kendiliğinden, failsiz bir şekilde vücut bulması mümkün değildir. 

Domates var, biber var, soğan var, bıçak var, ocak var ama aşçı yok. Böyle bir durumda hiçbir zaman menemen yemeği pişmez. Bu malzemeler, aşçı olmadığı halde kendiliğinden menemen oldu demek,  nasıl makul değil, bir hezeyan ise,  aynı şekilde elma, armut, üzüm, karpuz gibi menemenden daha mükemmel ve daha harika yemeklere, kendiliğinden, tesadüfen oluştu demek de aynı derecede, belki daha aşağı bir hurafe ve hezeyandır. 

Yine arkeologların kazı yaparken iki taşın üst üste olmasını bile tesadüfe veremeyip, burada bir medeniyet yaşamış demeleri gibi, şu kainat medeniyetinde ve şehrinde,  harika gezegen ve yıldızların hassas bir ölçü ve ahenk ile dönüp dolaşmalarını tesadüfe vermek akıl karı değildir. 

Birinci fikre göre fail sebeplerdir. Tesadüf fikrinde ise fail rastlantıdır. Yani bir sanat rastlantı neticesinde o vaziyeti almış diyorlar. Halbuki bu fikre göre sanatın sanatkarı sebeplerdir.

Mesela, elmayı icat eden ağaç, balı yapan arı, sütü veren inektir. Sebepler burada İlahlaştırılıyor. Tesadüf fikrinde ise elma, ağaç sayesinde değil, rastlantı sonucu oluşmuştur; sütü, inek değil, tesadüf o kıvama getirmiştir, iddiası hakimdir. Arı amaçsız uçarken, bala rastlamıştır ve hakeza. Birinde sanatı yapan sebepler iken, diğerinde ise tesadüf ve rastlantıdır.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Mukaddime | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3778 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...