Block title
Block content

"Taklidî bir imân, hususan bu zamandaki dalâlet, sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner..." İmanı taklidi olanın cehenneme gitme ihtimali ile ilgili oran var mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İmân, yalnız icmalî bir tasdikten ibaret değildir. İmânın çok mertebeleri vardır. Taklidî bir imân, hususan bu zamandaki dalâlet, sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner. Tahkikî imân ise sarsılmaz, sönmez bir kuvvettir."

"Tahkikî imânı elde eden bir kimsenin, imân ve İslâmiyeti dehşetli dinsizlik kasırgalarına da mâruz kalsa, o kasırgalar bu imân kuvveti karşısında tesirsiz kalmaya mahkûmdur. Tahkikî imânı kazanan bir kimseyi, en dinsiz filozoflar dahi bir vesvese veya şüpheye düşürtemez."(1)

"Evet, iman-ı taklidî, çabuk şüphelere mağlûp olur. Ondan çok kuvvetli ve çok geniş olan iman-ı tahkikîde pek çok meratip var. O meratiplerden ilmelyakîn mertebesi, çok burhanlarının kuvvetleriyle binler şüphelere karşı dayanır. Halbuki taklidî iman bir şüpheye karşı bazen mağlûp olur."(2)

"Herkesin, iman mukabilinde, bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen ve bâki ve daimî bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvâsı başına açılmış. Eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor. Hattâ bir ehl-i keşif ve tahkik, bir yerde kırk vefiyattan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş; ötekiler kaybetmişler. Acaba bu kaybettiği dâvânın yerini, bütün dünya saltanatı o adama verilse doldurabilir mi?"(3)

Risale-i Nur'dan alıntı yaptığımız bu yerler ve daha başkaları, bu zamanda taklidi imanla kabre girmenin çok zor olduğunu ve imanımızı taklitten tahkike çevirmemiz gerektiği şiddetle ve ısrarla ifade ediliyor.

Elbette bizim bir oran vermemiz mümkün değil. Ama Risale-i Nur'dan alıntıladığımız bu ibare bize bir oran veriyor. “Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor. Hattâ bir ehl-i keşif ve tahkik, bir yerde kırk vefiyattan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş; ötekiler kaybetmişler.”

Yani dalalet ve materyalist felsefe karşısında taklid-i imanın durumu çok zayıf gibi görünüyor. Ama yine de doğrusunu ve gaybı Allah bilir. Bize düşen imanımızı böyle büyük bir risk içine atmaktansa imanımızı tahkikiye çevirmektir. Elhamdülillah Risale-i Nurlar bu vazifeyi hakkı ile yerine getiriyor. 

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Konferans.
(2) bk. Emirdağ Lahikası-I, (63. Mektup)
(3) bk. Şualar, On Birinci Şua, Dördüncü Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...