"Talebe" , "Tilmiz" ve "Şakird" kavramları arasındaki fark nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İlk olarak şakird Farsçadır, tilmiz ile talebe ise Arapçadır.

Şâkird, (شاگرد) öğrenci, talebe, çırak, mülazim, stajer vb. manalara gelir. Bir ustadan sanat öğrenip yerine geçen kimse manasındadır. Kadın için "şakirde" kullanılır. Ayrıca bu kelimede hizmetinde bulunulan zatın meşreb ve mesleğini, yani hizmet tarzını devam ettirmek söz konusudur.

Tâlib kelimesi,(طلب) fiilinin ismi faildir. Bunun çoğulu (طلبة) "Talebe"dir. Bunun diğer kırık çoğulu "tullab"tır. Farsça çoğulu veya türetilmişi ise "taliban"dır.

Talebe "isteyen, talep eden" anlamındadır. Yani "talebe-i ulûm" (ilim talipleri) ifadesinin zamanla kısalmasıyla oluşmuştur. Yani bu kelimenin “talebelik” manasının sonradan kazandığını gösterir. Bu kelimede “ilim” ve “hakikat” öğrenme baskındır.

Tilmiz, (تلميذ) ise talebe ile neredeyse aynı manadadır. Sadece bu kelimede “talebe-öğrenci” manasının daha hakiki ve eski olduğu bilinmektedir. Bu kelimede "hadimlik" ve "hizmet etmek" manasının da baskın olduğu söylenebilir.

Talebe kelimesinin genel bir kullanımı vardır. Risale-i Nur'da “Risale-i Nur talebesi” unvanı, genel / icmali olabileceği gibi özel / has da olabilir.

Talebeliğin genel / icmali manası ise Risale-i Nur’u okuyan ve istifade eden herkesin onun talebesi olmasıdır.

"Bundan yirmi gün evvel, eyyam-ı mübarekeden sonra hatırıma geldi ki; vazifedarane kalemi her gün istimal etmeyenler, Risale-i Nur talebeleri unvan-ı icmalîsinde her yirmi dört saatte yüz defa hissedar olmak yeter diye, hususî isimlerle has şakirdler dairesi içinde bir kısmın isimleri muvakkaten tayyedildi. Kardeşimiz Hakkı Efendi de onların içinde idi."(1)

Talebeliğin has/özel manası ise Risale-i Nur’a hizmet ile birlikte onu neşretmektir.

"Talebeliğin hâssası ve şartı şudur ki:

Sözler'i kendi malı ve te'lifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini, onun neşir ve hizmeti bilsin."
...
"Talebe ise, Kur'an-ı Hakîm'in dellâlı cihetinde ve hocalık vazifesindeki şahsiyetimle münasebetdardır."
(2)

Talebelik manasının geniş dairedeki yansıması, her Müslüman Kur'an'ın talebesi olmasıdır. Ama "Allah'ın talebesi" unvanı yalnızca Peygamberimize (asm) has olabilir. Bunun gibi Üstad Hazretleri de kendine has olarak bazı özel talebe ve şakirdleri kabul edebilir.

"Demek Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâm, Üstad-ı Ezelî'sinden ders alır, öyle ders verir."(3)

Ayrıca bu üç kavramın, üstadın üç şahsiyetiyle ve dolayısıyla talebe, kardeş ve dost kavramlarıyla ilişkili olduğu ifade edilmektedir. Şöyle ki;

Talebe kelimesi zaten talebe diye geçiyor. Şakird kelimesi ise kardeş kavramıyla ilişkilidir. Tilmiz ise dost / arkadaş kavramıyla ilişkilidir. Tabi ki bu sadece bir yorumdur. Bu kelimelerin çok fazla geçmesi ve birbiri yerine kullanılmış olmasından dolayı kesin böyledir diyemiyoruz. Risale-i Nur’un bazı yerlerinde bu manaya işaretler vardır. Bu işaretlerden biri şudur;

"Risale-i Nur naşirine bir talebe, Risale-i Nur şakirdlerine bir kardeş, Kur'an hâdimlerine bir arkadaş etmiştir."(4)

Dipnotlar:

(1) bk. Barla Lahikası, 285. Mektup.
(2) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas.
(3) bk. age. On Dokuzuncu Mektup, Altıncı Nükteli İşaret.
(4) bk. Barla Lahikası, 237. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...