Tarafsız muhakeme gerçeği bulmak için, doğru bir yol olarak bilinmektedir. Burada ise bunun ciddî mahsurları nazara veriliyor. Bu meseleyi nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

«Sen Kur'anı pek âlî, çok parlak görüyorsun. Bîtarâfâne muhakeme et, öyle bak. Yâni bir beşer kelâmı farzet bak... Acaba o meziyetleri, o zînetleri görecek misin?» dedi. Hakikaten ben de ona aldandım. Beşer kelâmı farzedip, öyle baktım. Gördüm ki: Nasıl Bayezid'in elektrik düğmesi çevrilip söndürülünce ortalık karanlığa düşer. Öyle de o farz ile Kur'anın parlak ışıkları gizlenmeğe başladı. O vakit anladım ki, benim ile konuşan şeytandır. Beni vartaya yuvarlandırıyor. Kur'andan istimdad ettim. Birden bir nur kalbime geldi. Müdafaaya kat'î bir kuvvet verdi. O vakit şöylece şeytana karşı münazara başladı."

Tarafsız muhakeme gerçeği bulmak için, doğru bir yol olarak bilinmektedir. Burada ise bunun ciddî mahsurları nazara veriliyor. Bu meseleyi nasıl anlamalıyız?

Öncelikle Bediüzzamanın şu tespitini nazara almamız gerekiyor: Bu konuda “bîtarâfâne muhakeme ise; taraf-ı muhalifi iltizâmdır, bîtaraflık değildir.”

Böyle bir muhakeme, tarafsızlık adına da olsa, Kur’ana bir an için beşer kelamı olarak bakmak demektir ki, yine Üstadın ifadesiyle “Muvakkat bir dinsizliktir.”

Kur’an Allah kelamıdır. Önce bunun kabul edilmesi, ona böylece iman edilmesi, daha sonra Kur’an hakkındaki sorulara ve ortaya atılan iddialara, Kur’an cephesinde durarak cevap verilmesi gerekir.

Tarafsız muhakeme adına, cepheyi terk ederek, Kur’ana beşer kelamı diyenlerin safına geçmek ve Kur’ana oradan bakmak, ondaki ulvî hakikatlerin gizlenmesini netice verir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...