Block title
Block content

"Tarihin gösterdiği sair esbab ise, hakikî sebep değiller, bahanelerdir." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, İmam-ı Ali Radıyallahü Anh, adalet-i mahzâyı Şeyheyn zamanındaki gibi kàbil-i tatbiktir deyip, hilâfet-i İslâmiyeyi o esas üzerine bina ediyordu. Mukàbilleri ve muarızları ise, 'Kàbil-i tatbik değil; çok müşkülâtı var.’ diye, adalet-i izafiye üzerine içtihad etmişler. Tarihin gösterdiği sair esbab ise, hakikî sebep değiller, bahanelerdir."(1)

Bahane, sebepler zahiri sebepler anlamına geliyor. Tarihte bir çok hadisenin zahiri sebepleri ile hakiki sebepleri birbirinden farklıdır.

Mesela, Birinci Dünya Savaşının zahiri sebebi, Avusturya tahtının veliahtı Arşidük Franz Ferdinand’ın 28 Haziran 1914’te Gavrilo Princip adında bir Sırp milliyetçisi tarafından, Saraybosna’da öldürülmesidir. Ama asıl sebep başka sosyal, ekonomik ve emperyalist gerekçelerdir. Özellikle tarih kitaplarında anlatılan gerekçe ve sebeplerin kahir ekseriyeti zahiri sebeplerdir.

İslam tarihindeki önemli hadiseleri sadece zahiri sebeplerle anlamak ve öyle yorumlamak çok ciddi sıkıntı ve sakıncalara sebebiyet verebilir. Mesela, "Cemel vak'ası"nı bu mülahaza ile yorumlamak, sahabeye karşı bir suizanna, bir buğza sebebiyet verebilir...

(1) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Sual | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1244 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...