Block title
Block content

"Tasarruf-u kudretin vüs’ati, vesâit ve muinleri reddeder O Kadîr-i Zülcelâl, tasarruf-u kudreti, tevessü-ü tesiri noktasında oluyor şemsimiz zerre-misal..." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Tasarruf-u kudretin vüs’ati, vesâit ve muinleri reddeder"

"O Kadîr-i Zülcelâl, tasarruf-u kudreti, tevessü-ü tesiri noktasında oluyor şemsimiz zerre-misal."

"Nev-i vâhidde olan tasarruf-u azîmi mesafesi vâsidir. İki zerre beyninde cazibeyi ele al,"

"Git de tâ şemsüşşümus ve kehkeşan beynindeki cazibenin yanında koy."

"Yükü bir kar tanesi bir melek, şemsi ele almış bir şems-misal meleğin yanına getir. İğne kadar bir balığı, balina balığı da yan yana bırak. O Kadîr-i Ezelî-i Zülcelâl..."(1)

Allah’ın kudreti sonsuzdur, sonsuz kudret sonsuzluk vasfından dolayı her yeri kuşatıp istila eder ve sonsuz olan bu kudret yardımcı ve ortaklara ihtiyaç duymaz.

Bu yüzden kâinattaki sebepler, Allah’ın kudretine -haşa- yardımcı ve ortak değil,  İlahi isim ve sıfatların sergilenmesinde birer sahne görevi görüyorlar. Şayet sebepler araya girmeden yaratılışlar defi ve ani olmuş olsa idi, o zaman İlahi isimlerin sergilenmesi ve anlaşılması mümkün olmazdı.

İlahi kudretin yaratması karşısında bir küçük atomun yaratılması ile bir güneş sisteminin yaratılması arasında bir fark bulunmuyor. Milyonlarca ton ağırlığındaki bir gezegenin kaldırılması ile bir gram ağırlığındaki toz zerresinin kaldırılması, sonsuz kudret yanında eşittir.

Bir atomun idare edilmesi ile trilyonlarca atomun idare edilmesi İlahi kudret yanında eşittir. Çokluk idare açısından Onu yanıltmaz, usandırmaz, bunaltamaz, Onu aciz bırakamaz.

Allah’ın sonsuz kudreti, mertebe ve dereceden münezzehtir. Yani sonsuz bir kudret karşısında her şey eşittir. Bir güneş ile atomun yaratılması ve idaresi, Allah’ın kudreti yanında aynı ve eşittir. Güneş ağırlık bakımından atoma nispetle, Allah’ın kudretini zorlayamaz ya da zerre daha hafif olur, denilemez.

Mertebe ve derece, ancak cüzi ve sınırlı kudretlerde olur.

Mesela, insandaki kudret kayıtlı ve sınırlı olduğu için, bir bardağı kaldırmak ile bir masayı kaldırmak arasında fark ve derece olur. Bardağı kaldırmak, insana daha hafif ve rahat gelirken, masayı kaldırmak daha ağır ve zor gelir.

Büyük-küçük, geniş-dar, ağır-hafif, uzun-kısa gibi kavramlar ve kayıtlar, Allah’ın sonsuz kudretinde geçerli değildir. Bu kayıtlar sadece cüzi ve nispi kudretler için geçerlidir. Bu yüzden, Allah’ın kudreti yanında bir baharı yaratmak ile bir çiçeği yaratmak eşittir. Baharı yaratırken çiçeğe nispetle daha fazla güç harcama diye bir şey yoktur; ikisi de aynı kudret ile yaratılıyor demektir.

(1) bk. Sözler, Lemeât.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...