Block title
Block content

TASAVVUF

 
İslâmiyet, ana hatlarıyla iman, ibadet ve ahlâktan ibarettir. Kelâm ilmi imanı, fıkıh ilmi ibadeti, tasavvuf ilmi de ahlâkı ele alır. Tasavvuf, ruhî ve vicdanî bir duyuşun mahsulüdür. Şekilden mânâya geçmek, kabuktan öze ulaşmaktır.

Nitekim, akıl yönünden dine yönelenler daha çok Kelâm ilmiyle uğraşırken, kalbi yönü ağır basanlar çoğunlukla tasavvufla meşgul olmuşlardır.

İnsanın aklı, kâinatın binler hazinelerini açan pırlanta gibi bir anahtardır. Nuranî bir cevherdir. Akl-ı selîm mertebesine ulaştığında, Rabbanî bir mürşit ve hakikat güneşine açılan bir pencere olur.

Kalb dahi, insanın manevî hayatının merkezi olan Rabbanî bir latifedir. Binler âlemin manevî bir haritasıdır. Kâinatın hadsiz hakikatlerinin mazharı, medarı, çekirdeğidir. Gayb âlemlerine karşı bir penceredir.

İşte, aklın işletilmesiyle pek çok ilimler ve fenler otaya çıktığı gibi, kalbin işletilmesiyle de, tasavvuf ilmi ortaya çıkmıştır.

Tasavvufta yer alan zikir, fikir, nefis terbiyesi gibi esaslar, Kur’ân’da çokça bahsedilen konulardır.

Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2055 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...