Block title
Block content

"Tecelli-i Cemâliyeyi gösteren hayat nasıl bir burhan-ı ehadiyettir, belki bir çeşit tecellî-i vahdettir. Tecelli-i Celâl’i izhar eden memat dahi bir burhan-ı vâhidiyettir." cümlelerinde, hayat için tecelli-i cemâliyye ve bürhan-ı ehadiyyet; memat için ise tecelli-i celâl ve bürhan-ı vahidiyyet denilmesinin sebebini, ayrıca hayatın bir çeşit tecelli-i vahdet olmasını açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ehadiyet, Allah’ın zatının bir olması, zatında şeriki olmaması, vahidiyet ise sıfatlarının her şeyi ihata etmesi ve sonsuz sıfatlarında şeriki olmaması demektir.

Üstat Hazretleri, vahidiyete güneşin ziyasının bütün eşyayı ihata etmesini, ehadiyete ise her bir parlak şeyde güneşin çok özellikleriyle bulunmasını ve kendi ifadesiyle bir nevi cilve-i zatıyla bulunmasını örnek veriyor.

Hayat, özellikle de insan hayatı Cenab-ı Hakk’ın bütün isimlerine ayinedir.

“Hayat tek başıyla bir Hayy-ı Kayyum'u bütün esma ve şuunatı ile bildirir.”(1)

Bu yönüyle hayat “bir burhan-ı ehadiyettir.”

Allah’ın bütün isimleri güzeldir. Ve bütün isimlere ayna olan hayat en parlak bir cemâl tecellisidir.

Ölüm ise bütün esmâya değil Mümit ismine aynadır. “Her nefis ölümü tadıcıdır.” ayet-i kerimesinin açıkça haber verdiği gibi hiçbir şey “mevtin pençesinden kendini kurtaramaz.”(2)

Ölümün, zahiren, bütün lezzetlerden ayrılma olduğu düşünülürse, ölümde ilk bakışta cemâlden çok, celâl tecelli etmektedir. Her şeyin ölümü tatması ve  Mümit, Cebbar, Kahhar, Müzill gibi birçok celalî ismin tecellilerinin her şeyi kaplamış olması dolayısıyla ölüm, Allah’ın sıfatlarının her şeyi ihata etmesi manasına gelen vahidiyete, bir yönüyle, ayna olmaktadır.

Hayatın, “bir çeşit tecellî-i vahdet” olmasına gelince; bilindiği gibi vahdet birlik demektir, zıddı kesrettir. Hayat, bu kesretli mahlukatı kendine hizmet ettirmekle o mahlukat arasına bir vahdet temin etmiş olur. Bunun en güzel örneği kendi bedenimizdir. İnsandaki yüz trilyona yakın hücre kesreti ifade ederken, bunların tamamının bir bedende görev almaları cihetiyle o trilyonlar bir tek şey gibi olurlar ve bir tek isimle anılırlar. Bütün hücreleri bir arada tutan ise hayattır. Ruhun hayat sahibi olması bütün hücreleri bir şey haline getirmiştir. Nitekim, ruh bedenden ayrılınca hücreler arasındaki bu birlik de son bulur ve beden dağılmaya yüz tutar.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Yirmi Üçüncü Pencere.

(2) bk. age., Yirmi Dokuzuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Onuncu Lem'a | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 1394 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...