TECEZZİ VE İNKISAM

“ Cüzlere bölünmek. Kısımlara ayrılmak.”

“… Ve madem tecezzi ve inkısam yoktur; elbette her şey’e karşı, bütün esmâsıyla müteveccih olabilir.” Mektubat

Allah, her şeyi ve her hadiseyi o sonsuz kudretiyle yaratır, ama yapılan işlerin az veya çok olmasında bu kudretin bölünmesi, parçalanması söz konusu olmaz.

Bir çiçek de o sonsuz kudretle yaratılır, bir yıldız da. Yani, çiçeğe az, yıldıza çok kudret sarf edilmesi söz konusu değildir. Zira bu bir tecezzi olur ve ilâhî kudret tecezziden münezzehtir. Ancak kudretin çiçekteki tecellisiyle yıldızdaki tecellisi bir değildir.

İnsanın ruh dünyasından bu hakikate pencere olabilecek bir özellik yakalayabiliriz. Şöyle ki:

Bir insan, çarpım tablosundan, yazı yazmaya, resim çizmekten, köprü yapmaya kadar çok şeyleri bilebilir. Bu bilgilerin hepsi aynı ilim sıfatından gelmektedir. Ve bu ilimde tecezzi olmaz. Yani insan, ilim sıfatının bir kısmını bir sahaya, diğer bir kısmını bir başka sahaya yönlendirmiyor. Aksine, bildiği her şeyi aynı ilim sıfatıyla biliyor. Bir soru sorulduğunda, ilim sıfatının tümüyle cevap veriyor; bu sıfatın küçük bir parçasıyla değil.

Allah her şeyi aynı sonsuz ve mutlak sıfatlarla yarattığı ve terbiye ettiği içindir ki, O’nun icraatlarında az ile çoğun, fert ile nev’in, atomla güneş sisteminin farkı yoktur.

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...