Tefekkür amaçlı belgesel izlediğimde, hayvanların birbirlerini öldürüp yemeleri beni müteessir ediyor. Bana ne tavsiye edersiniz?

Soru Detayı

- Tefekkür için belgesel izlemek istediğim zaman sürekli hayvanların birbirini yiyip öldürdüklerini görüyorum, şefkat itibariyle çok müteessir oluyorum.
- Heralde olaylara iman ve tevhid açısından bakamıyorum, yardımcı olur musunuz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, her hadisenin bizzat Allah'ın izni dairesinde gerçekleştiğini bilmek, imanın neticesidir. Bu nedenle hadiseleri müstakil düşünmemek, yani Allah'ı hesaba katmadan olaylara bakmamak lazımdır.

İkincisi, Allah'ın Hakîm olduğunu bilip, bunlarda elbette çok hikmetlerin olduğunu düşünerek, ona göre hadiseleri karşılamak ve değerlendirmek gerekir.

Üçüncüsü, her bir olayda İlahi rahmetin izinin, özünün ve yüzünün olduğunu bilip ona göre nazar etmek lazımdır.

Dördüncüsü, Allah hayvanlara insanlar gibi derin hisler vermediğinden, ölüm vaktinde bir şeyler hissetse de o his dahi hemen gider. Üstadımız bu konuya şu ifadelerle ışık tutuyor:

"Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, bir şey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur. Demek en büyük bir rahmet, bir şefkat-i İlâhiye, gaybı bildirmemektedir ve başa gelen şeyleri setretmektedir. Hususan mâsum hayvanlar hakkında daha mükemmeldir."(1)

Beşincisi, bu gibi bir tecelli ile hayvanlar arasındaki mertebe ve dereceleri de Allah ortaya çıkarmaktadır. Çünkü vahşi hayvanların helal rızıkları ölmüş hayvanların leşleridir. Onların canlılara saldırmaları ve yemeleri hissi kanunlara göre yasaktır. Bu yasağı çiğneyenlere de hem dünyada hem de ahirette ceza verilir. Üstadımız buna şu izahı getiriyor:

"Evet, âkilüllâhm hayvanların helâl rızıkları, vefat etmiş hayvanların etleridir. Hayatta olan hayvanların etleri onlara haramdır. Eğer yeseler, cezâ görürler."

" حَتّٰى يَقْتَصُّ الْجَمَّاۤءُ مِنَ الْقَرْنَاۤءِ (ev kemâ kàl). Yani, 'Boynuzsuz olan hayvanın kısâsı kıyâmette boynuzludan alınır.' (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2: 235.) diye ifade-i hadîsiye gösteriyor ki: Gerçi cesetleri fenâ bulur; fakat ervahları bâkî kalan hayvânât mâbeyninde dahi, onlara münâsip bir tarzda, dâr-ı bekàda mücâzat ve mükâfatları vardır. Ona binâen, canavarlara sağ hayvanların etleri haramdır, denilebilir."(2)

Canavar hükmündeki hayvanların neden canlıları yiyemeyeceğinin izahını ise Üstadımız,

"Veya dişi bir kaplan, öz evlâtlarına olan şiddet-i şefkat ve himâyeyi nazara almayarak, zavallı ceylânın yavrucuğunu parçalayarak yavrularına rızık yapar. Sonra, bir avcı tarafından öldürülür. İşte, hiss-i şefkat ve himâyeye muhalefet ettiğinden, ceylâna yaptığı aynı musibete mâruz kalır." (3)

sözleriyle açığa kavuşturuyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Üçüncü Mesele.
(2) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.
(3) bk. Mesnev-i Nuriye, Katre.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...