Block title
Block content

Tefekkür nedir, nasıl yapılır? Afaki tefekkürün az, enfüsi tefekkürün çok yapılması gerekiyormuş, nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tefekkür; Allah’ın kainat mektebinde, isim ve sıfatlarının tecellilerini okuyup, ona göre iman ve amelde bulunmak demektir.

Her şey üstünde Allah’ın isim ve sıfatlarının nakışlarını ve tecellilerini görüp okumak ve bunları marifet ve muhabbette vasıta yapmak, tefekkürü diğer düşüncelerden ayırıyor. Yani insanın felsefi bir nazar ile kainatı incelemesi ve hayretler içinde kalması, İslam dilindeki tefekkür değildir. Tefekkür kuru bir düşünce değil; içinde marifet, muhabbet ve ibadetin de bulunduğu kapsamlı bir terimdir. Bu kıvamdaki bir tefekkür, hem imanı, hem ibadeti, hem düşünceyi, hem de ahlakı inkişaf ettirir. Risale-i Nurların bütün parçaları, tefekkürün somut bir şekli gibidir. Soyut olarak tefekkürü anlayamayanlar, somut olarak Risale-i Nurlara bakabilirler.

Bu zaviyedeki bir tefekkürde, ister enfüsi ister afaki olsun, derinleşmek ve genelleşmekte bir sakınca yoktur. Sakıncalı olan afaki tefekkür, bu açıdan yani; Allah’ın isim ve sıfatlarını okumak noktasından meseleye bakamayanlar içindir. Yoksa Üstad Yedinci Şua'da afaki tefekkürü alabildiğine geniş ve derin tutmuştur.  Risale-i Nurların bakış tarzını yakalamış birisi için, afaki tefekkürde derinleşmekte bir sakınca yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

mustafa.halil
Tefekkürün enfüsi olanı nefsi olandır ki, bu da insanın bedeni , ruh ve duygularıdır.Afaki tefekkür ise nefsi ve bedeninin dışında bulunan bütün varlık âlemini anlatır.Tahkik-i iman ile ilm-el yakin, aynel yakin ve hakk-el yakin mertebelerine çıkan bir kişi zaten Ahsen-i takvim seviyesini yakalayarak A'LÂ-YI İLLİYYÎN sev ysini yakalamış olur.Böyle mertebe için mülk alemini mana-yı harfi ile okumak gerekir.Bu kitab-ı kebir-i kainatın sayfaları o kadar kesretlidir ki değil okumak , sayfaları açmakla bitip tükenmez bir bahr-ı ilimdir.Binlerce yıldır Telahuk-u efkarın tesanüdleri ile bitirilememiştir.İşte bu yüzden Bediüzzaman bu ilmin ,yani afaki tefekkürün sahili yoktur demiştir.Bazı teveccüh-ü nas’a prestij eden kişilerin mahiyetindeki safdil Müslüman kardeşlerimizi yanlış yönlendirmeleri neticesinde tefekkür ettireyim derken vartalara düşürmüşlerdir. Herkes bu ilim deryasından akıl midesinin alacağı kadar almalıdır.Akıl midesi de hazım ister, bu ise alınacak olan ilmi dersler ile olur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...