Block title
Block content

"Terakkiyâtının mebde' ve müntehâsını işitmek..." ifadesini izah eder misiniz? Peygamber Efendimiz mi'raçtan sonra terakki etmemiş midir?..

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte böyle bir zâtın mevlid ve miracını dinlemek, yani terakkiyâtının mebde’ ve müntehâsını işitmek, yani tarihçe-i hayat-ı mâneviyesini bilmek, o zâtı kendine reis ve seyyid ve imam ve şefî telâkki eden mü’minlere ne kadar zevkli, fahirli, nurlu, neş’eli, hayırlı bir müsamere-i ulviye-i diniye olduğunu anla."(1)

"İnsan ahsen-i takvimde yaratıldığı ve ona gayet cami bir istidat verildiği için, esfel-i sâfilînden tâ âlâ-yı illiyyîne, ferşten tâ Arşa, zerreden tâ şemse kadar dizilmiş olan makamâta, merâtibe, derecâta, derekâta girebilir ve düşebilir bir meydan-ı imtihana atılmış, nihayetsiz sukut ve suûda giden iki yol onun önünde açılmış bir mucize-i kudret ve netice-i hilkat ve acube-i san'at olarak şu dünyaya gönderilmiştir..." (2)

Üstadımızın bu paragrafta da ifade ettiği gibi, imanda terakki etmekte münteha yoktur. Mi'raç hadisesindeki münteha, imanda terakki etmede değil yolculuk ve zaman/mekân kavramının müntehasıdır. Çünkü sidret’ül münteha yaratılış ağacının sonu demektir. Peygamber Efendimiz (asm) de mi'raçta bu ağacı terakki ederek ağacın en sonuna ulaşmıştır. Bu ağacın sonundan geri döndüğünde, iman açısından kaldığı yerden terakki etmeye devam etmiştir, diye tevil edilebilir.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektubun İkinci Zeyli.

(2) bk. Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...