Block title
Block content

"Teşhis edemediğim bir iki lâtife var ki, ihtiyar ve iradeyi dinlemezler, belki de mes'uliyet altına da giremezler. Bazan o lâtifeler hükmediyorlar, hakkı dinlemiyorlar, yanlış şeylere giriyorlar." Nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem bazan şeytan, kalb üstündeki lümmesi cihetinde, Cenâb-ı Hak hakkında fena sözler söyler. O adam zanneder ki, onun kalbi bozulmuş ki böyle söylüyor; titriyor. Halbuki onun titremesi ve korkması ve adem-i rızası delildir ki, o sözler kalbinden gelmiyor, belki lümme-i şeytaniyeden geliyor veya şeytan tarafından ihtar ve tahayyül ediliyor."

"Hem insanın letâifi içinde teşhis edemediğim bir iki lâtife var ki, ihtiyar ve iradeyi dinlemezler, belki de mes'uliyet altına da giremezler. Bazan o lâtifeler hükmediyorlar, hakkı dinlemiyorlar, yanlış şeylere giriyorlar. O vakit şeytan o adama telkin eder ki: 'Senin istidadın hakka ve imana muvafık değil ki, böyle ihtiyarsız bâtıl şeylere giriyorsun. Demek senin kaderin seni şekavete mahkûm etmiştir.' O biçare adam ye'se düşüp helâkete gider."(1)

Evvela mevzubahis, günahlar değil insanın kalbine irade ve istem dışı gelen çirkin ve galiz sözlerdir. Yani vesvese insanın istem dışı muhatap olduğu bir hal olduğu için, insan bu vesveseden mesul değildir. Halbuki çok insanlar bu vesveseyi kalbinden çıktığı zannına düşerek kendi kendine hastalık haline getirip evhama kaplıyor ve en sonunda da helak olmaya kadar gidiyor. Halbuki vesvese şeytandan gelen bir haldir, insanın fıtratındaki bazı latifelerde onu dinlediği için insan bu şeytanın hilesini kendinden telakki ederek şüphe ve evhama düşüyor. 

İkinci olarak, bu latife insanı günaha sevk eden ya da günah işlemeyi insan için normal bir fıtrat yapan latifedir. Yoksa insanın iradesini tamamı ile yok eden tesirsiz bırakan bir latife değildir. Tesirsiz bıraksa o zaman günah işlemek meşru ve helal olması iktiza ederdi. Üstad Hazretlerin "iradeyi dinlemiyor" ifadesini umumi bir karakter, umumi bir hal-i insan şeklinde anlamak gerekir. Yani insanın günahlardan ari ve masum bir mahiyete bürünmesi, bu latife yüzünden mümkün değildir, demektir.

Peygamberler hariç hiçbir insan, melekler gibi masum ve günahsız olamaz; mutlaka kusur ve günahlara bulaşır ve bunu temin eden de insandaki bu latifedir.

(1) bk. Lem'alar, On Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

kartal1444
Allah razı olsun bu mevzuyu hep yanlış anlıyordum. ve anladığım şekil de cüzi irade ve ihtiyar ile çelişiyordu. madem ki bu his ve latifeler beni günaha sürüklüyor neden ceza olsun neden cehennem olsun gibi tahayyüllerim oluşuyordu. ve bazı tanıdıklarım işledikleri günahlara sebep olarak bu hisleri ima edip alışageldikleri ülfet ettikleri bu günahladan muaf tutulacağını zannediyordular... cevapınız çok güzel olmuş.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...