"Tesir-i hakikînin esbaba verilmesi bir nevi şirktir." Onun yüzünden oldu, buna ben sebep oldum; gibi ifadelerde sıkıntı var mı, bunları kullanmak şirke götürür mü?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Bu şeye sebep veya vesile olan sensin.” ifadesi ile “Bu şeyin yaratıcısı, gerçek tesir edeni, hakiki icat edeni sensin.” ifadeleri arasında çok fark var. Birincisi iman açısından normal bir ifade iken, diğerleri şirke giren ifadelerdir.

“Bu şeye sebep olan sensin, onun yüzünden bu başıma geldi.” gibi ifadeler kainatta âdetullahın bir gereği olan sebepler gerçeğine işaret ediyor. Dolayısı ile bu ifadelerin şirk olması mümkün değildir.

Şayet şirk olmuş olsa idi Peygamber Efendimiz (asm) de dahil, her insanın günlük yaşamında bu tarz ifadeler kullanıldığı için, istisnasız herkesin şirke girmiş olması gerekirdi. Ki bu "teklif i-mala yutak" (Güç yetirilemeyecek emir ve nehiy demek) bir durum olurdu.

Oysa Allah ayetlerinde kullarına kaldıramayacağı yükü yüklemeyeceğini şöyle ifade etmektedir:

“Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez...” (Bakara, 2/286)

"...Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez..." (Bakara,2/185)

İnsanlar, açık bir dil ile küfür ve şirki gerektiren ifadeler kullanmadıkları müddetçe, bu tarz kapalı ve hükmü belli olmayan ifadeler yüzünden şirke girmiş olmazlar.

Üstadımızın ifadesi ile avamın imanı sorgu ile anlaşılır:

"S - Avâm-ı nâstan, hakaik-i diniyeyi tabir eden ancak yüzde birdir."

"C - Tabir etmemesi, bilmemesine delil olamaz. Evet, çok defa lisan, insanın tasavvuratından incelerini tabirden âciz olduğu gibi, kalbindeki ve vicdanındaki inceler de akla görünmez. Hattâ belâgat dâhilerinden Sekkâkî gibi bir zât, İmruu’l-Kays veya başka bir bedevînin ibraz ettiği belâgat incelerini kavramamıştır."

"Maahâzâ, imanın var olup olmadığı sorguyla anlaşılır. Meselâ âmi bir adama, bütün cihetleriyle, eczasiyle kudretinde ve tasarrufunda bulunan Sâniin, yarattığı bu âlemin bir cihette Sânii olup olmadığı hakkında bir sorgu yapıldığı zaman, 'Hiçbir cihette değildir! Olamaz!' dese kâfidir. Çünkü, nefiy cihetinin, yani Sâni’siz olamayacağının onun vicdanında sabit olduğuna delâlet eder."(1)

Her Müslüman, kalben inandığı ve onayladığı imana dair hakikatleri etraflı ve delilli bir şekilde ifade edemez. Böyle Müslümanların kalbindeki imana dair incelikleri ifade etmekte güçlük çekmesi, imansız olduğu anlamına gelmez.

Kişi "Bu olaya sen sebep oldun, ama bu olayın yaratıcısı Allah." dediği müddetçe imanında bir sorun yok demektir.

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 3. Âyet Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...