"Tevafukla işaretler, eğer münasebât-ı mâneviyeye istinad etmezse, ehemmiyeti azdır." cümlesindeki "münasebât-ı mâneviye"yi nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Münasebet-i manevi, burada Risale-i Nur'a olan tevafukat ve işaretin, ayetlerin metninde gramer açısından bir dayanağının olması anlamındadır. Yani; Kur’an ayetlerinden Risale-i Nur'a çıkarılan işaretler ve beşaretler, tamamı ile ayetlerin mana bünyesinde var olan işaret ve beşaretlerdir. Yoksa Üstad ayetin mana dairesinde olmayan, kuvvetsiz ve zayıf şeyleri tevafuk ve işaret diye bize sunmuyor.

Bahsi geçen paragrafta Üstad şu ibareler ile meseleye işaret ediyor:

"Ve o kelâmdan bunun iradesine bir emâre olur. Ve ondan o ferdin hususî bir surette dahil olduğuna ya remiz ya işaret ya delâlet hükmünde onu gösterir."(1)

Yani tevafuk ile ayet arasında remiz, işaret ve delalet kuvvetinde bir münasebet, bir ilişki var denmek isteniyor.

(1) bk. Şualar, Birinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...