Block title
Block content

Tevrat ve İncil hakkında "Kütüb-ü semâviye" tabiri geçiyor; tahrif edilen kitaplar, Kütüb-ü semâviye grubuna girer mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tevrat ve İncil’in semavî kitap olduklarında şüphe yoktur. Ancak, çok tahrife uğradıkları için artık insanlara rehber olma vasıflarını kaybetmişler, bunun üzerine son semavî kitap olan Kur’ân-ı Kerim nazil olmuştur. Bu kitapların şu andaki halleri hakkında şunu söyleyebiliriz:

Bu kitapların, iman hakikatlerine dair tahrif edilmeyen hükümleri yine hak ve hakikattir. Ancak ibadet ve muamelat konusunda çok tahrifat yapıldığı için, bu noktada yürürlükten kalkmışlardır.

Bu konuda Nur Külliyatı'nda şu tespitlere yer verilir:

"Tevrat, İncil ve Zebur’un ibareleri; Kur’ân gibi i’cazları olmadığından, hem mütemadiyen tercüme tercüme üstüne olduğundan, pek çok yabanî kelimeler içlerine karıştı. Hem müfessirlerin sözleri ve yanlış tevilleri, onların âyetleriyle iltibas edildi; hem bazı nâdanların ve bazı ehl-i garazın tahrifatı da ilâve edildi. Şu surette o kitablarda tahrifat, tağyirat çoğaldı. Hattâ Şeyh Rahmetullah-i Hindî (allâme-i meşhur) kütüb-ü sâbıkanın binler yerde tahrifatını, keşişlerine ve Yahudi ve Nasara ulemasına isbat ederek, iskât etmiş. İşte bu kadar tahrifatla beraber, şu zamanda dahi meşhur Hüseyin-i Cisrî (Rahmetullahi Aleyh) o kitablardan yüz on dört delil nübüvvet-i Ahmediyeye dair çıkarmıştır. 'Risale-i Hamîdiye'de yazmış. O risaleyi de, Manastırlı Merhum İsmail Hakkı tercüme etmiş. Kim arzu ederse, ona müracaat eder, görür.” (Mektubat, On Dokuzuncu Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...