Block title
Block content

Tevrat'ta bazı bölümlerin değiştildiğini söylüyorsunuz. Peki Peygamber Efendimizi anlatan bölümleri nasıl hasar görmedi? Tevratı değiştirenler bilerek mi değiştirmediler?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tevrat ve İncil içinde Hazreti Peygamber Efendimizi (asm) müjdeleyen ifadelerin olduğu ve bunların zaman içerisinde hasid Yahudi ve Hristiyan din adamlarınca değiştirildiği hakikati ayetlerle sabittir.

Bu manayı teyit eden ayetler şu şekildedir:

"Yahudiler: 'Üzeyir Allah’ın oğludur.' dediler. Hristiyanlar da 'Mesih, Allah’ın oğludur.' dediler. Bu onların ağızlarında geveledikleri sözlerden ibarettir. Onlar, sözlerini daha önce geçmiş kâfirlerin sözlerine benzetiyorlar. Hay Allah kahredesiler! Nasıl da haktan batıla döndürülüyorlar?" (Tevbe, 9/30)

"Elleriyle kitap yazıp, biraz para almak için: 'Bu Allah tarafındandır.' diyenlerin vay haline! Vay o ellerinin yazdıklarından ötürü onlara! Vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!" (Bakara, 1/79)

Bu âyet-i kerimede, Yahudilerin ve Hristiyanların bir sınıfına işaret edilmektedir. Bunlar, haksız yere insanların mallarını yemek için Allah'a karşı yalan uyduran ve kendi elleriyle yazdıklarını Allah tarafından gönderilmiş gibi göstererek bilgisiz insanları sapıklığa sürükleyen Yahudi ve Hristiyan ilim adamlarıdır. Bunlar, Hz. Muhammed (asm)'in Tevrat'taki ve İncil'deki sıfatlarını siliyor, onun yerine insanların hoşuna gidecek şeyler yazıyorlardı. Ayrıca kendi içtihatlarını, Allah tarafından indirilmiş âyetler gibi gösterdiyorlardı. Böylece Allah'a karşı yalan ve iftirada bulunuyorlardı. Bu yüzden veyl azabını hak etmişlerdir.

“Ey Ehl-i kitap! Niçin hakkı bâtıla karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?” (Âl-i imrân, 3/71)

“Halbuki Mesih onlara demişti ki: Ey İsrâiloğulları, benim de Rabb’im sizin de Rabb'iniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, muhakkak ki Allah ona cenneti haram kılar. Varacağı yer ateştir, zâlimlerin yardımcıları yoktur.” (Mâide, 5/72)

"Hani bir zaman Meryemoğlu İsa da: 'Ey İsrailoğulları, şüphesiz ki ben Allah'ın size gönderdiği, benden önce gelen Tevratı doğrulayan ve benden sonra gelecek "Ahmet" adında bir peygamberi müjdeleyen bir Peygamberim.' demişti. Fakat O peygamber kendilerine apaçık delillerle gelince: 'Bu getirdiklerin apaçık bir sihirdir.' dediler." (Saf, 61/6) 

Bu âyet-i kerime, Hz. İsa (as)´ın, Hz. Muhammed (asm) daha gelmeden evvel, onun geleceğini ve isminin de "Ahmet" olacağını haber verdiğini bildirmektedir. Ancak, Hz. Muhammed (asm) gelince de, herkesten evvel kitap ehlinin ona iman etmeleri gerekirken onu sihirbazlıkla, itham edip getirdiği şeylerin de sihir olduğunu söylediklerini beyan etmektedir.

Peygamber Efendimiz (asm), Hz. İsa (as)´ın, kendisinin geleceğini müjdelediğini beyan eden bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:

"Âdem (a.s.) çamurunun içinde yatarken ben, Allah katında peygamberlerin sonuncusuydum. İlk ortaya çıkışımı size haber vereyim. Ben, atam İbrahim´in duası, İsa´nın müjdesi ve annemin gördüğü rüyayım. Peygamberlerin anneleri böyle rüyalar görürler." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV/127)

Özet olarak, Yahudi ve Hristiyan din adamlarının bunca tahriflerine rağmen Tevrat ve İncil'de yine de bir takım işaret ve karineler kalabilmiştir. Nitekim Üstad da tahriften sonra bu kadar işaretin olduğundan yola çıkarak, tahriften önce daha çok işaretin olduğuna ifade etmektedir. İslam bilginleri bu işaret ve ipuçlarını tanzim ve muhafaza ederek günümüze kadar ulaştırmışlardır. Halihazırda ki İncil ve Tevratlarda bile bu müjde ve işaretler mevcuttur. Risale-i Nurların Mektubat adlı eserinin On Dokuzuncu Mektub'unda  bu ayetlerden örnekler mevcuttur, geniş bilgi için oraya bakılabilir.

Kıyamet alametlerinin büyük bir kısmı hadis-i şeriflerde bildirilmiştir. Kur’an-ı Kerim'de çok az ayet kıyamet alametlerinden bahseder. Hadisler bir çeşit ayetlerin tefsiri ve açılımı olduğu için, ayetler sadece işaret ve karineler ile olaydan bahseder, tafsilatını hadislere havale eder. Bu sebeple her hadisenin teferruat kısmını ayetler içinde aramak doğru olmaz.

Mesela Allah namaz kıl, zekat ver, emrini on dört yerde tekrar eder, ama namazın ve zekatın tafsilat kısımlarından bahsetmez, tafsilini ve açılımını Hazreti Peygamberimiz (asm)'in sünnetine ve hadislerine havale eder. Kıyamet ile ilgili alametler hadis kaynaklarında çokça zikredilir, tafsili için o hadislere bakılabilir.  

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...