"Tezahür-ü rububiyet hakikatının içinde, tebarüz-ü ulûhiyet hakikatı bizzarure bilinmiş olmasıdır." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir yeri bir ülkeyi bir şehri idare ederken, idare ettiğin yerin her yerini biliyor, her yerini görüyor her yerini işitiyor her yerine nüfuz edecek bir kudret ve iradeye sahipsen, o zaman idare etmen kusursuz ve eksiksiz olacak.

İşte idare etmek rububiyeti, kusursuz ve eksiksiz bir şekilde idare etmek de uluhiyeti ifade ediyor. İlim, irade, kudret, sem, basar, kelam gibi sıfatlar uluhiyeti ifade ederken, -çünkü ilahlık bu kemal sıfatlar ile olabilir- bu sıfatların kuşatıcı ve mükemmel tecelli etmesinden hasıl olan idare ve terbiye işlemi de rububiyeti ifade etmiş oluyor.

Yani kainatta bizzat şahit olduğumuz mükemmel rububiyetin arka planında mükemmel bir uluhiyet, yani kemal sıfatlar bulunuyor demektir. Mükemmel idare mükemmel rububiyeti, mükemmel rububiyet mükemmel uluhiyeti, mükemmel uluhiyette mükemmel sıfatları gerektirir. Kainattaki her bir fiil ve icraatı bu anlamda değerlendirebiliriz.

Mükemmel bir idare ve terbiyenin arkasında eksik, kusurlu ve işe yaramaz sıfatlar hükmedemez. Bu yüzden rububiyet ile uluhiyet siyam ikizleri gibi birbirinden ayrılamazlar. Birisi kendini açıktan gösterdi mi diğeri de arkasından zımnen tebarüz eder.

Allah her şeyi göremese idi kainatı nasıl idare ve terbiye edecekti ki?!.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...