"Tezkiyesiz nefsi emmaresi bulunan adam, aksü'l amel ile istiskali celb eder. Heva-yı nefse mağlup olur, bir saat lezzet için bir sene hapis yatar." ifadelerinde geçen; "bir saat lezzet için bir sene hapis yatma"yı nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Temeddühü ve sevdirmesi ise, aksülâmelle istiskali celb eder, soğuk düşürtür. Hem amel-i uhrevîde ihlâsı kaybeder, riyâyı karıştırır. Âkıbeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya müptelâ olan hisse ve hevâ-yı nefse mağlûp olup, yolunu şaşırmış hissin fetvâsıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür. Âdeta, ders aldığı Amme cüz'ünü bir tek şekerlemeye satan havâi bir çocuk gibi, elmas kıymetinde bulunan hasenâtını, hissini okşamak için ve hevâsını memnun etmek için ve hevesini tatmin etmek için, ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enâniyetlere vesile edip, kârlı işlerde hasâret eder."(1)

Bir saat ifadesi kısa bir süre manasınadır ve haram lezzetlerin her türlüsü için geçerlidir. Herbirinde kısa bir zaman diliminde alınan gayr-ı meşru lezzetler yüzünden çok uzun zaman sıkıntılar çekilmekte, suç işlenmekte ceza görülmektedir.

Mesela, gurur ve kibrine düşkün bir adam, birisinin cüzi bir tahkir ve tenkidine dayanamayıp, onunla kavga eder, yaralar hatta öldürebilir. Kısa süren o intikam lezzeti neticesinde senelerce hapse mahkûm olur.

İnsanın nefsi akıbeti görmediği için o anki lezzetini düşünür, ona göre hareket eder ve sonunda çok büyük yanlış ve hatalara düşebilir.

Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyuruyor: "Çok kuvvetli pehlivan, birçok güreşçileri yere serip gâlib olan değildir. Asıl kuvvetli pehlivan, öfkelendiği sırada nefsine mâlik (ve irâdesine hâkim) olan kimsedir."(2)

Bundan da insanoğlu için öfke, şehvet ve kibir gibi şeylerin ne kadar tehlikeli olduğunu anlıyoruz. "Gururuma yediremedim" deyip cinayet işleyenlerin sayısı az değildir.

Bir adam Resulullah sallallahu aleyhi veselleme gelerek: “Bana öğüt ver” dedi. Allah Resulü (asm) ona: “Kızma!” buyurdu.

Adam isteğini birkaç kez tekrar etti. Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.) her defasında; “Kızma!” buyurdu. (Buhari, Edeb 76; Tirmizî, Birr 73)

Hiddet ve öfke, insanı galeyana getirir, kalbini ateş gibi yakar, gözünü karartır ve felakete sürükler. İnsan kızdığı zaman kendini kaybeder, çirkin sözler söyler, etrafını kırıp, döker. Bazen ağzından öyle kelimeler çıkar ki, Allah korusun imanına bile zarar verebilir. “Öfke ile kalkan zararla oturur” sözünün en mühim noktası da burasıdır. Bunun içindir ki; “Gadabına uyan adam, edebini zayi eder” denilmiştir.

Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.): “Sizden biriniz öfkelendiği zaman sussun!” buyurmuş ve bunu üç kere tekrar etmiştir.” (Ahmed b. Hanbel, Tirmizî, Ebû Dâvud)

Dipnotlar:

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a, Yirmi Yedinci Nükte.
(2) bk. Sahih-i Buhari Muhtasarı, XII/148, Hadis Nu. 1999.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...