Block title
Block content

"Türk unsurunda ebedi kabil-i iltiyam olmamak suretinde bir inşikak çıkacak." cümlesini açıklar mısınız? Buradaki "inşikak" nedir; Türk unsuru bölünecek mi, zuhur etmiş mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İlgili risalede izahı yapılmaktadır. Şöyle ki:

"Câ-yı Dikkat Bir Hâl: Türk milleti anâsır-ı İslâmiye içinde en kesretli olduğu halde, dünyanın her tarafında olan Türkler ise Müslümandır. Sair unsurlar gibi müslim ve gayr-ı müslim olarak iki kısma inkısam etmemiştir. Nerede Türk taifesi varsa Müslümandır. Müslümanlıktan çıkan veya Müslüman olmayan Türkler, Türklükten dahi çıkmışlardır (Macarlar gibi). Halbuki, küçük unsurlarda dahi hem müslim ve hem de gayr-ı müslim var."

"Ey Türk kardeş! Bilhassa sen dikkat et. Senin milliyetin İslâmiyetle imtizaç etmiş; ondan kabil-i tefrik değil. Tefrik etsen, mahvsın. Bütün senin mazideki mefâhirin İslâmiyet defterine geçmiş. Bu mefâhir, zemin yüzünde hiçbir kuvvetle silinmediği halde, sen şeytanların vesveseleriyle, desiseleriyle o mefâhiri kalbinden silme."(1)

Yukarıdaki ifadelerden anlaşıldığı gibi, İslamiyet ile Türklük, iç içe girmiş. İslam'dan ayrılan, Türklükten de ayrılıyor. Yani bölünmeye sebep oluyor. O yüzden, Türlüğün birlik ve beraberliği ve paraçalanmaması, İslamiyete sımsıkı sarılmalarına bağlıdır, denmektedir.

 Üstad Hazretleri, bu ifade ile Türk milletinde ebedi birleşmemek üzere, bir ayrılık olacağını haber veriyor. Bu meseleyi dindarlık ve din aleyhtarlığı olarak algılamak en isabetli olacaktır.

Yani Türk milleti içerisinde, dinsizlik ve dindarlık olmak üzere iki ayrı dalın çıkacağı haber veriliyor. Bu ortaya çıkan dalların bir daha birleşmeyeceği de haber veriliyor. Demek kıyamete kadar bu şekliyle devam edilecektir. Fakat bazı zamanlar, dindarlık tarafı kuvvet bulup, dinsizlik tarafı da zayıflasa da bazen de tersi bir durum olsa da yine bu iki unsur devam edecektir.

 Yani, tedavisi mümkün olmayan bir bölünme olacakatır, deniyor. Buna örnek vermek gerekirse, Macarlar ve Bulgarlar en güzel örnektir.  Asılları  Türk olduğu halde, dinden çıktıkları için,  milletlerini de inkar ettiler. Tekrar eski  durumlarına kavuşmaları nerede ise imkansız görünüyor.

Yine Osmanli ile birikte yaşayan kavimler, bir bir Osmanlıdan koptular ve bir daha eski konumlarına geri dönemediler. İşte, Üstad, bu durumun bir daha tekrar etmemesi gerektiğini ifade etmektedir. Zira bu ayrılıkların ve bölünmelerin sebepleri; aramıza tefrika tohumları ekenlerin oyununa gelmektir.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup Üçüncü Mebhas.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...