Block title
Block content

"Ubudiyet-i külliye" ne demektir, Külliyat'ta nasıl izah ediliyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ubudiyet, burada Allah’a karşı kulluk etmek anlamına geliyor. Kainatta canlı cansız, şuurlu şuursuz, her şey Allah’a karşı hâl ve kal dili ile ibadet ediyor.

Şuurlu olanlar kendi hesabına ve namına ibadet ederken, şuursuz olanlar İlahi isim ve sıfatlar adına ibadet ediyorlar.

"Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ı tesbih eder." (Haşir, 59/24)

"Yedi gök ve yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin." (İsrâ, 17/44)

Bu gibi ayetler de her şeyin Allah’ı tesbih ettiğine işaret eden karinelerdir.

Şuurlu olanlarda şöyle bir avantaj oluyor, şuurlu şuursuz bütün varlıkların ibadetlerini külli bir niyet ve tefekkür ile kendi namına Allah’a takdim edebiliyorlar. İşte şuurlu varlıkların bu külli niyet ve tefekkür ile diğer ibadetleri Allah’a takdim etmesine "ubudiyet-i külliye" deniyor.

Üstadımız bu inceliğe şu şekilde işaret ediyor:

"Meselâ: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o gecede Cenâb-ı Hakka karşı selâm yerinde اَلتَّحِيَّاتُ ِللهِ demiş. Yani, 'Bütün zîhayatların, hayatlarıyla gösterdikleri tesbihat-ı hayatiye ve Sânilerine takdim ettikleri fıtrî hediyeler, ey Rabbim, Sana mahsustur. Ben dahi bütün onları  tasavvurumla ve imanımla Sana takdim ediyorum.'

"Evet, nasıl ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm  اَلتَّحِيَّاتُ kelimesiyle bütün zîhayatın ibâdât-ı fıtrîyelerini niyet edip takdim ediyor."

"Öyle de tahiyyatın hülâsası olan  اَلْمُبَارَكَاتُ kelimesiyle de bütün medar-ı bereket ve tebrik ve bârekâllah dediren ve mübarek denilen ve hayatın ve zîhayatın hülâsası olan mahlûklar, hususantohumların ve çekirdeklerin, danelerin, yumurtaların fıtrî mübarekiyetlerini ve bereketlerini ve ubudiyetlerini temsil ederek, o geniş mânâ ile söylüyor."

"Ve mübarekâtın hülâsası olan  اَلصَّلَوَاتُ kelimesiyle de zîhayatın hülâsası olan bütün zîruhun ibâdât-ı mahsusalarını tasavvur edip dergâh-ı İlâhîye o ihâtalı mânasıyla arzediyor."

"Ve  اَلطَّيِّبَاتُ kelimesiyle de, zîruhun hülâsaları olan kâmil insanların ve melâike-i mukarrebînin, salâvatın hülâsası olan tayyibat ile nuranî ve yüksek ibadetlerini irade ederek Mâbuduna tahsis ve takdim eder."(1)

(1) bk. Şualar, Altıncı Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: U-Ü | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 490 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...