Block title
Block content

"Ücret-i mâneviyye, o tükenmez hazine-i rahmetinde baîd değil ki bulunmasın. Dünyadan gitmelerinden pek çok incinmesinler, belki memnun olsunlar. لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللَّهُ " La ya'lemül gaybe İllallah ifadesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bakara Sûresinin başında, müminlerin birinci özelliği olarak “gabya iman etmeleri” nazara verilir.  Gayb kelimesi için tefsir âlimlerimiz şöyle bir açıklama getirmişlerdir:

Gayb; görülemeyen değil görünmeyen demektir.”  

Bu kelime, meleklerden ahirete kadar, görmediğimiz bütün gaybî hakikatleri içine alır. Bu hakikatler bu dünya gözüyle görünmeseler bile “görülemeyen” sınıfına girmezler. Nitekim, meselâ, melekler ahirette görülecekleri gibi, bu dünyada da peygamberler ve diğer büyük zatlar o  nuranî varlıklarla görüşebilmişler ve Miraç mucizesiyle Peygamber Efendimiz (asm.) rüyetullah şerefine mazhar olmuştur.

Soruda geçen ifade “Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez.” manasına gelir.

Neml sûresinde (65) şöyle buyrulur:

“De ki: Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler.”

Haşir sûresinde de (22) aynı hakikat şöyle ders verilir:

“O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.”

Lokman sûresinde ise mugeyyabat-ı hamse, yani gaybî olan beş şey şöylece sıralanır:

“Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın (hayır ve şer olarak) ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”(Lokman, 31/34)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...