Block title
Block content

Uhuvvet Risalesi İkinci Vecih'i "Çünkü, nasıl ki sen âdi, küçük taşları Kâbeden daha ehemmiyetli ve Cebel-i Uhud’dan daha büyük desen, çirkin bir akılsızlık edersin." cümlesiyle beraber açıklayabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nasıl aynı anne babadan dolayı, iki kardeş arasında kuvvetli bir bağ, sıkı bir akrabalık ilişkisi olur. Halbuki bu bağın nispeti birdir, o tek nispet de aynı anne babadan olmaktır. Bazen karakter ve huy olarak; kardeşler arasında hiçbir münasebet olmaz, hatta iki farklı fikri cepheden dolayı düşman bile olurlar. Ama kardeşlik bağı asla bitmez ve sönmez, ölene dek devam eder.

Din kardeşliği ise; bir münasebet ile değil, bin münasebet ile insanları birbirlerine bağlar. İman bu münasebetler, bu bağlar içinde en kuvvetli olanıdır. Hatta öyle ki, bazen maddi kardeşlikten bile öteye geçebilir ve geçmiştir.

İki mümin arasındaki imani bağlar saymakla bitmez. Aynı Allah’a iman, aynı peygambere iman, aynı ahirete iman, aynı kadere iman, aynı meleklere iman, aynı kitaba iman, aynı Kâbe’ye yönelmek, aynı dine gönül vermek, bunların başında gelir. İşte bu bağlar öyle bir kuvvet kazanır ki, maddi kardeşliği bile geçer. Sahabelerin harp meydanında kardeş ve baba ile göğüs göğse çarpışması, meselemizi izah ve ispata kafidir.

İman birliği kalp birliğini, kalp birliği de toplumsal birliği oluşturur. Toplum birlik içinde olunca da kuvvetli ve güçlü bir toplum olur. Zira aynı Allah'a ve aynı dine inanmış müminler arasında ayrılık gayrılık kalmaz, adeta et ile tırnak gibi iç içe olurlar.

İşte Üstad Hazretleri bu vecihte bu bağların kuvvetlendirilmesini çözüm olarak bize ihtar ediyor. Din bağı ne kadar kuvvetli olursa, İslam toplumu da o kadar kuvvetli olur. Halihazırdaki toplumsal zayıflık ve dağınıklık, bu iman bağının yeterince güçlü olmamasından ileri geliyor.

Cümlenin açıklaması: Burada küçük çakıl taşları, insanın ufak tefek kusurlarını ve yanlışlarını temsil ederken, Kâbe ve Uhud dağı da insanın iman ve inançlarını temsil ediyor. Nasıl küçük taşlar ile Kabe kıyasa gelmez ise, mümin kardeşimizin bazı küçük kusur ve yanlışları, elbette inanç ve iman bağları ile kıyasa gelmez ve gelmemelidir. Yoksa küçük kusurlarından dolayı mümin kardeşimizi feda etmek ve onunla bağları koparmak büyük bir zulüm olur.

Soruda geçen kısım için tıklayınız:

Mektubat, Yirmi İkinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

yunusdinckal
allah sizden razı olsun cevabınız çok makbule geçti çok teşekkür ederim
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...