Block title
Block content

"Umum gayeler nihayetsiz bir hikmeti ve iktisadı gösteriyor. Zıt gibi görünen nihayetsiz hikmet, nihayetsiz cûd ile, sehâ ile içtima ediyor." cümlelerinin geçtiği yeri izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birer gaye nokta-i nazarında cûd ve sehâ hükmeder, ism-i Cevâd tecellî eder. Meyveler, hubublar, o tek gaye nokta-i nazarında bigayri hisabdır; nihayetsiz cûdu gösteriyor. Fakat umum gayeler nokta-i nazarında hikmet hükmeder, ism-i Hakîm tecellî eder. Bir ağacın ne kadar meyveleri var; belki her meyvenin o kadar gayeleri vardır ki, beyan ettiğimiz üç kısma tefrik edilir. Şu umum gayeler nihayetsiz bir hikmeti ve iktisadı gösteriyor. Zıt gibi görünen nihayetsiz hikmet, nihayetsiz cûd ile, sehâ ile içtima ediyor. Meselâ, asker ordusunun bir gayesi temin-i asayiştir. Bu gayeye göre ne kadar asker istersen var ve hem pek fazladır. Fakat hıfz-ı hudut ve mücahede-i a'dâ gibi sair vazifeler için, bu mevcut ancak kâfi gelir; kemâl-i hikmetle muvazenededir. İşte, hükûmetin hikmeti, haşmet ile içtima ediyor. O halde, o askerlikte fazlalık yoktur denilebilir."(1)

Hikmet, bir şeyin gaye ve vazife ile cihazlanmış olması anlamındadır. Bu nedenle hikmet, en kestirme ve en kısa yolu seçer, gereksizliklere ve çokluklara geçit vermez. Hikmetin özünde gaye ve iktisat vardır. Halbuki Allah’ın Cevad ismi ise her şeyi bolca ve çokça yapmak ve cömertliğini bütün şuur sahiplerine ilan etmek istiyor. Bu noktada hikmet ile cömertlik iki zıt kutup gibi duruyor. Öyle bir iş yapacaksın ki bu iki zıt isimler incinmesin, birbirlerinin hükmünü bozmasın.

İşte Allah kainat sahnesinde yaratmış olduğu eserler üstünde bu iki zıt ismi birbirlerinin hükmünü bozmadan ve incitmeden, mucizevi bir şekilde izhar ve ilan ediyor.

Mesela ordunun gayelerinden birisi asayişi sağlamaktır. Türkiye de  iç asayişi sağlamak için yüz bin asker kafi iken altı yüz bin asker vardır, bu ise hikmet ölçülerine zıt gibi duruyor. Ama orduya dış düşmanlara karşı koruma ve sınırların muhafaza vazifelerinin verilmesi ile bu  hikmetsizlik manasını ortadan kalkıyor. Zira ülke sınırlarının korunması ve dış tehditlere karşı altı yüz bin asker gereklidir. Bu misal gibi, Allah kainatta bazı şeyleri çok ve büyük yaratmasının sebebi, hikmeti içinde azamet ve kibriyasını izhar ve ilan etmektir.

Mesela güneş neden dünyamızdan milyonlarca kat büyük yaratılmış, birkaç kat fazla büyüklükte yaratılması kafi idi, denilemez. Zira güneşin tek vazifesi dünyayı ısıtmak değil, aynı zamanda haşmeti ile sanatkarının büyüklüğünü şuur sahiplerine ilan ve izhar etmektir. Yıldızların çok ve büyük bir şekilde yaratılması hikmeti incitmiyor, onun hükmünü bozmuyor, zira hikmet bu çokluğa ve büyüklüğe çok ve büyük vazife ve gayeler takmıştır.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Altıncı Hakikat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...