Block title
Block content

Üstad Ayetü'l-Kübra risalesinin büyük vazifeler göreceğini izah ediyor. Bu izah etme; tevhidi ispat etmesi noktasında mı, yoksa gözle görülen gelişmelerin gelmesi noktasında mıdır? Eğer öyleyse ne zaman o işaret yerine gelecektir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İki dehşetli Harb-i Umumînin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle, kat'iyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hristiyan da olamaz. Olsa olsa, küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur'ân ile bir musalâha veya tâbi olabilir. O vakit dört yüz milyon ehl-i Kur'ân'a kılıç çekemez." (1)

İşte Bediüzzamanın bu ifadeleri 1991 de Rusya'nın yıkılmasıyla yerini bulmuştur. Ayrıca gerek Rusya'ya nur hizmeti için gidenler; gerekse de Rusya'dan ayrılan Türki cumhuriyetlerinden ve Rus vatandaşlarından Nur talebesi olup, Türkiyeye gelenlerin ifadesine göre, "Ayetü'l-Kübra Risalesi" Rusyada manevi bombardıman etkisini yaptığını ifade etmişlerdi.

Bu risalenin başında geçen şu ifade, onları kendisine celbettiren en mühim umdelerdendir..

"Kainattan halıkını soran bir seyyahın müşahedatıdır."(2) Rusya'daki ve dünyanın sair yerlerindeki hizmetlere bakıldığında, "Ayetü'l-Kübra"nın tevhid noktasından çok büyük hizmetler yaptığı söylenebilir.

Dipnotlar:

(1) bk. Emirdağ Lahikası-II, Demokrat Milletvekillerine..
(2) bk. Şualar, Yedinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...