Block title
Block content

Üstad, "Cihad farz-ı kifaye iken farz-ı ayn olmuştur, belki muzaaf bir farz-ı ayn hükmüne geçmiştir." demektedir. Herkes, özellikle de bayanlar da bu hükme dahil midir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Emr-i bil Maruf nehyi anel münker, iyiliği emretmek kötülüklerden sakındırmak anlamındadır ki, Risale-i Nurlar, vermiş olduğu tahkiki iman dersleri ile bu vazifeyi hakkı ile yapıyor.

İnsanları iyiliğe götürecek ve kötülüklerden alı koyacak yegane kuvvetlerden bir tanesi, belki en önemli olanı iman kuvvetidir. Risale-i Nurlar, bütün mesaisini ve enerjisini  bu kuvvetin takviye ve tesisi için sarf ediyor. Dolayısı ile Risale-i Nurlar emri maruf, nehyi münker vazifesini bu zamanın şartlarına ve gereklerine göre en mükemmel ve tesirli  bir şekilde ifa etmiş oluyor. Öyleyse, biz bu zamanda Risale-i Nurları okusak, anlatsak ve derslere iştirak edip başkalarının iştirak etmesine vasıta olsak, bu vazifeyi ifa etmiş oluruz.

Her insanın sorumluluk alanı, gücü ve imkanları nispetindedir... Mesela Üstad'ın gücünün nispeti ve dairesi bütün insanlık iken, avam bir kimsenin gücünün dairesi bazen kendi nefsi ve ailesidir. Böyle olunca, her insanın kapasitesine göre bu vazifenin genişliği ve mesuliyeti değişebiliyor. Bu yüzden bir kalıp ortaya  koymak ve herkesi o kalıba davet etmek uygun olmaz.

Bir bayanın irşat dairesi çocukları ve kendi gibi bayan arkadaşları iken, başka bir bayan, yazarlık kabiliyeti ile daha geniş kitlelere hitap edebilir. Bu yüzden herkes gücü ve kabiliyeti nispetinde hareket etmelidir. Zaten sorumluluğu da o kadardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...