Block title
Block content

Üstad çoğu yerde ehli zevk ve keşfi şahit gösteriyor, Allah´ın varlığına. Bu insanlar bizzat görmüşler mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainat ve maddi alem, ahiret ve manevi alemin üstünde tenteneli bir perde gibidir. Elmanın kabuğu nasıl elmanın özünün üstünde bir perde, zayıf bir örtü  ise, aynı şekilde zahiri ve maddi eşyada batini hakikatlerin üstünde bir kabuk bir örtü mesabesindedir.

Asıl ve memba, eşyanın iç yüzü ve kainatın arkasındaki gaybi alemlerdir. Zahiri ve maddi alemler ise  bu alemlerden beslenen birer ince zar ve kabuk hükmündeler.

İnsan, nasıl ruh ve beden ikilisinden oluşuyor ise, aynı şekilde mahlukat da  maddi ve manevi, zahiri ve batini olmak üzere iki formattan iki boyuttan oluşuyor.

Ruh nasıl hayat noktasından bedene kaynaklık ve özlük yapıyor ise, aynı şekilde manevi ve batini alemler de maddi ve zahiri alemlere kaynaklık ve özlük yapıyor. Hal böyle olunca, zahirde görünen canlılık ve şuur, batından gelen birer yaşlık ve sızıntı nevindendir. Nasıl testinin yüzündeki rutubet ve nemlilik, içindeki sudan sızıyor ise, aynı şekilde mahlukat testisinin yüzünü teşkil eden maddi kainattaki hayat ve şuurlar da  onun içi mesabesinde olan gaybi alemlerden veya eşyanın iç yüzünden sızıyorlar denilebilir. Maddi alemdeki bazı yıldızların narını cehennemden, nurunu cennetten almaları bu meseleye karine olabilir.

İman ve hidayetin dikkati ile bakıldığında, o alemleri seyretmek ve orada yaşayanlar ile iletişime geçmek gayet makul ve caridir. Milyonlarca evliya ve asfiya, o alemler ve sakinleri ile iletişim kurmuşlardır. Bu kati ve inkar edilmesi kabil olmayan bir haber hükmüne geçmiştir. Nasıl hiç gitmediğimiz ve görmediğimiz bir Afrika ülkesini gidenlerin ve görenlerin var demeleri ile kabul ediyor ve tereddüde düşmüyor isek, aynı şekilde hayatlarında zerre kadar yalan ve hilaf bulunmayan milyonlarca sadık ve müstakim alim ve evliyaların gördükleri ve görüştükleri alemleri ve sakinlerini inkar etmek ya da tereddüde kapılmak akıl karı olmasa gerek.

Maddi alem perdesi altındaki melekut aleminin sakinleri, maddi alemi sürekli seyrediyor ve münasebet içindedirler. Aynı şekilde kalp ve ruhları iman ve ibadet terbiyesi ile nuraniyet kazanan evliya ve alimler de o alemleri ve sakinlerini görüp görüşüyorlar ve münasebet içindedirler. Hatta avam Müslümanlar ve insanlarda rüya ve telepati yolu ile o ruhaniler ve meleklerle bir cihetle münasebet kurabiliyorlar.

Ölmüş insanların ruhlarının cuma gecelerinde ailelerini ziyaret ettiğine dair rivayetler de mevcuttur. Nasıl telefonla, dünyanın bir diğer ucundaki adamla konuşmak mümkünse, aynı şekilde manevi telefonlarla manevi alemlerin sakinleri ile konuşmak ve görüşmek pekala mümkündür. İkisi arasında fazlaca bir fark yoktur.

Ehl-i keşif olan evliyalar, imanın altı rükünden beşini bizzat görmüşler, Allah’a iman rüknünü ise bilvasıta müşahede etmişler. Yani Allah’ın isim ve sıfatlarının tecelliyatlarını kainatta müşahede ederek sağlam ve sarsılmaz bir imana erişmişler. Yoksa kafa gözü ile dünyada Allah’ın zat-ı akdesini görmek şeklinde bir görmek değildir. Allah’ın zatını keyfiyetsiz bir şekilde ancak cennette görebiliriz. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2964 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...