Block title
Block content

Üstad diyor ki; ahirete ait amali salihada dahi rekabet olmaz, kıskançlık yeri değildir. Hadiste de "Hayırda yarışın." diyor. Burada bir çelişki yok mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Rekabet ve müsabaka duygusu, insanın maddi ve manevi  terakkisinde çok önemli ve  kuvvetli bir sebeptir. İnsanın fıtratındaki rekabet ve kıskançlık hissi inkar edilemez. Bu duygular müspet gayede olumlu, menfi gayede olumsuz olurlar. Bu duyguları fıtrattan söküp atmak imkansızdır; lakin yüzünü hayırlı bir şeye çevirmek mümkündür. Üstad Hazretleri kıskançlık ve rekabet hissini burada müspet ve hayırlı bir manada ele almamıştır. Yüzü şerre çevrilmiş, insana hayırdan çok şer veren rekabet ve kıskançlığı zemmediyor.

Rekabetin menfi cihetine haset ve çekememezlik denilirken, müspet cihetine de gıbta ve terakki deniliyor. Bir insan başka bir insanı ibadetlerindeki başarından dolayı çekemiyorsa, bu zararlı ve çirkin bir rekabet hissidir. Hayırda rekabet güzel ve müstahsen iken, şerde rekabet çirkin ve kötüdür.

"İman hizmetinde bulunan kardeşlerimizi tenkit etmemek" onların hizmet tarzına ilişmemek ve mizacından gelen bazı farklılıklara hoşgörü ile bakmaktır. Sanki biz çok faziletli birisiymişiz de o bize hürmet ve saygı göstermek zorunda imiş gibi bir tavır ve davranıştan uzak durmalıyız. Ya da bize Allah’ın bir ihsanı olarak verilen bir vasfımızı, diğer insanlara üstünlük kurmada bir araç haline dönüştürmemek demektir. "Bakın benim şöyle ilmim ve hafızam var, ben sizden daha imtiyazlıyım." gibi karşı tarafı tahrik edecek tavırlardan ve işaretlerden uzak durmalıyız.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Yedinci Sebep | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4991 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

drerkan
“Fenafil ihvan” yani; kardeşinde fani olmak, en büyük bir düsturdur. Risale-i Nurlar, talebelerine en büyük bir haslet olan “başkalarını kendi nefsine tercih etmek” hasletini, maddî ve manevî menfaatten feragat etmeyi, tevazuyu, mahviyeti, ihlas ve sadakati ders veren büyük düsturlar ve hakikatler hazinesidir. Prof.Alaaddin Başar
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
isahalim

 "Hayırda yarışma" meselesinde şu da mühim ki, "falanca arkadaşım 100 kişiye vesile oldu, ben de 100 kişiden fazlasına vesile olayım" gibi sonuç odaklı değil, gayret odaklı olmalı. Mesela hafızlığa çabalarken de, ezberi bir ikram-ı ilahi olarak daha kuvvetli olan biriyle günlük ezber miktarı değil de çalışma süresi ve daha konsantre olarak çalışma çabası üzerinden rekabet edilebilir. Fakat bu durumda bile bir sorun yine mevcut. 
Günümüzün en etkili müslümanlarından NOUMAN ALİ KHAN da ısrarlı, mütemadiyen vurgular ki, "siz kendinizle yarışın, başkalarını boşverin, hem sonuç değil süreç önemlidir". Yoksa düşünelim, yıllar önce hayırlı bir işe başlayıp şimdi belli bir seviyeye gelen hangi insanı, nasıl geçeceksiniz ?! Günde 200 rekat namaz kılan biriyle yeni namaza başlayan kişi nasıl yarışacak?! Bunlar yeise de sebep, o yüzden sakat. Hem herkesin kapasitesi de, dayanma gücü de bir değil. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...