Block title
Block content

Üstad, dünya saltanatının Ehl-i beyte yaramadığını, onların manevi saltanatın öncüleri olduklarını söylüyor. Tarih içinde Ehl-i beyte yakın olarak kurulan devletlerin yıkılma sebeplerine bu açıdan bakılabilir mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Amma kader nokta-i nazarında feci âkıbetin hikmeti ise:"

"Hasan ve Hüseyin ve onların hanedanları ve nesilleri, mânevî bir saltanata namzet idiler. Dünya saltanatı ile mânevî saltanatın cem'i gayet müşküldür. Onun için onları dünyadan küstürdü, dünyanın çirkin yüzünü gösterdi-tâ, kalben dünyaya karşı alâkaları kalmasın. Onların elleri muvakkat ve surî bir saltanattan çekildi; fakat parlak ve daimî bir saltanat-ı mâneviyeye tayin edildiler. Âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular."(1)

Ehl-i beyit, manevi saltanatın sahipleridirler. Dünya saltanatı ile manevi saltanat bir arada olması çok zor olduğundan, Allah onlara manevi saltanata yönelmeleri için dünya saltanatının çirkin ve zulümlü yüzünü göstermiştir. Tarihte Ehl-i beyit adına kurulan devletlerin devamlı ve şaşalı olamamasının kader boyutu, bu şekildedir. Şayet Allah onları dünya saltanatında başarılı kılsa ve şaşalı bir imparatorluk bahşetse idi, o zaman manevi sahada geri kalıp dinin muhafaza ve ilan edilmesi vazifesinden mahrum kalacaklardı ki bu Allah ve Resulü (asm)'ın muradına ters bir durumdur.

Bir deyime göre, bir koltukta iki karpuz götürülmez. Öyle ise Ehl-i beyitin hem maddi, hem manevi saltanatı götürmesi mümkün olmayacağı için birisini tercih etmeleri gerekecekti ki, Allah bu tercihin yönünü manevi saltanata çevirtmek için dünya saltanatını onlara düşman yapmıştır. Tarihteki olaylar işin maddi ve zahiri boyutudur, işin hakiki ve kaderi boyutu bidiğimiz kadarıyla bu şekildedir.

(1) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...