Block title
Block content

Üstad "Eski hâl muhal; ya yeni hâl veya izmihlâl." diyerek meşrutiyeti savunuyor. İşleri güçleri hilafetten başka bir şey olmayan İslami cemaatlerin kavrayamadığı nokta nedir? Nur talebelerinin bu konudaki eksiği ne olabilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Maalesef Münazarat, Sünuhat,  Hutbe-i Şamiye,  Muhakemat gibi içtimai hastalıklara temas eden Risaleleri Nur cemaati de yeterince okuyup anlamıyor. Nur cemaati içinde çok az insan bu konularla ilgili ve malumat sahibi.

Siyasal İslamcı hareketler, otoriter yönetim anlayışlarına ulaşmada demokrasiyi bir araç olarak görüyorlar. Oysa demokrasi, İslam’ın meşveret ve şura esasını da içinde barındıran en kamil en iyi ve en sağlam bir yönetim şeklidir. Bu yönden demokrasi araç değil amaç bir yönetim biçimi olarak görülmelidir.

Üstadımızın en çok eleştirdiği kavram istibdattır. İstibdat ise bütün otoriter ve baskıcı rejimleri içine alan genel bir kavramdır. Ve demokrasinin en karşıt şeklidir.

Maalesef diğer İslami hareketler hilafet ile otoriter rejimleri et ile tırnak gibi telakki ediyor. Eğitim seviyesi düşük tarikat ve cemaatler içinde saltanatı hilafetle karıştıranların sayısı çok yüksek.

Oysa saltanat yönetim şekilleri içinde en ilkel ve İslam’a en uzak olan yönetim biçimidir. Üstad'ın eski hal muhal dediği de saltanat ve onun gibi otoriter ve baskıcı rejimlerdir.

Bu çağda ortak akıl, seçim, demokrasi, özgürlük gibi kavramlar öne çıkmış, bu esasları hakiki anlamı ile tatbik edenler terakki ederken tatbik edemeyenler ise geri kalmışlar. Orta Doğu ülkelerinin tamamı baskıcı ve otoriter rejimlerle yönetiliyor. Bu yüzden Batı karşısında aciz ve çaresiz kalmışlar.

Tek adam rejimleri, Kur’an’ın şiddetli bir şekilde tavsiye ettiği şura ve meşveret kavramlarına da uygun ve uyumlu değildir. Ama İslam ülkeleri genelde eli sopalı bir adamı tercih etmeyi seviyor. Bu hastalığın tedavi edilmesi gerekiyor ki Sünuhat, Münazarat bu hastalıkların tam bir reçetesidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

kerem1453

Hz. Peygamber (a.s.m.) "tek adam"dı, keza Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali (r.a.e) tek adamlardı. Hem islamın başı hem devletin başı idiler. Halifelik sistemi bütün alemi islamın birliği beraberliği için olması elzem bir sistemdir. Seçimle iş başına getirilebilir ama Halife olmalı. 1,5 milyar müslüman halifelik bağı ile birbirine bağlanabilir. Hiç düşündünüz mü Hristiyanlarda papalık neden kaldırılmıyor?

Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'ın çok iyi bir istişare kabiliyeti var. İstişare ediyor, istişareye önem veriyor ve son kararı veriyor. Neticede millet istişare edilenleri tanımaz, lideri tanır. Lideri sorumlu tutar. O yüzden son karar önemli. Cumhurbaşkanımızın kesinlikle TEK ADAMlık yapmadığını düşünüyorum ve buna Allah indinde şahitlik ederim. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Dört halife meşverete çok dikkat ederlerdi hata ettiklerinde onları ikaz edip uyaracak sahabe gibi kaliteli bir teba vardı. İlk halife seçimle gelmiştir. Hilafetin mana ve esası meclisin ya da parlementer sistemin özünde mündemiçtir bu mana ve özü de meşru başkan ya da başbakan temsil eder. Papalık sembolik bir makam olup hiç bir Hristiyan devlet  bu makamı iplemiyor bile iplesede kendi menfaatine uygunsa ipliyor. Kararlar ortak akıl ile olursa sağlıklı tek akıl ile olursa sakat olur diye düşünüyoruz. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...