Block title
Block content

Üstad Hazretlerinin "Eğer cinnîlerle görüşmek istersen:.." diye söylediği yerdeki ayetin okunması nasıl olacak; böyle bir şey mümkün değilse neden böyle söylüyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey arkadaş! Şuraya kadar beyanatımız, kalbi kabule ihzar etmek ve nefsi teslime mecbur etmek ve aklı iz'âna getirmek için bir mukaddime idi. Eğer o mukaddimeyi bir derece fehmettinse, melâikelerle görüşmek istersen hazır ol. Hem evhâm-ı seyyieden temizlen. İşte, Kur'ân âlemi kapıları açıktır. İşte Kur'ân cenneti müfettihatü'l-ebvâbdır; gir, bak. Melâikeyi o cennet-i Kur'âniye içinde, güzel bir surette gör. Herbir âyet-i tenzil, birer menzildir. İşte, şu menzillerden bak:.."(1)

Ayetler melekleri, cinleri, ruhanileri o kadar sağlam bir delil ve ikna edici temiz bir üslup ile ifade ediyor ki, aklı yerinde bir adam âdeta insanlara meçhul ve gaybi olan o varlıklar ile konuşabilir demektir.

Yani burada Kur’an yüksek beyan ve ispat gücü ile görülmeyeni görünür gibi bir kıvama getiriyor demektir. Kur'an, meçhulü malum, madumu mevcut bilinmeyeni bilinen, görünmeyeni görünen hâle sokuyor.

Kur’an’ı derin ve selim bir tefekkürle ile okuyan birisi, âdeta cennette gitmeden cenneti dolaşır, meleklerin boyutuna girmeden onlarla görüşür, cinleri görmeden onlarla konuşur, cehenneme girmeden cehennemin sıcaklığını hisseder demektir.

Hatta nefsini tam ıslah edip kalp gözü açılan binlerce veli insan, o alemlerle bizzat irtibat kurabilir ve kurmuşlarda. Sahabenin Cebrail ve diğer melekleri görmesi gibi.

Tarihte özel bir yeteneğe ve ilme sahip alim ve evliyalar, cinlerle irtibat kurup konuşmuşlar.

"Deki: Hakikat bir takım cinnin Kur'ân dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyedildi. Şüphesiz biz, hayret verici bir Kur'ân dinledik. O Kur'ân hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik. Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."(Cin, 72/1)

Cinleri görmek ya da onlarla görüşmek ya imanın kuvveti ve ilmin keskinliği ile olur ya da bir takım ilimler ile bizzat görüşerek olur. Her ikisi de muhtemeldir. Ama Üstadımız burada ağırlıklı olarak birincisine işaret ediyor. Yani Kur’an’ın yüksek ve yüce ifade gücü ile tahkiki iman ve tefekkür bir araya gelirse gayba olan iman ilmelyakin, aynelyakin hatta hakkalyakin seviyesine çıkar demektir. 

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...